“Covid-19 Sonrası Türk Sigorta Sektörünün Genel Görünümü”

 

“Covid-19’un Türk sigorta sektörü üzerindeki muhtemel etkileri değerlendirildiğinde, ön plana çıkan risklerden bir tanesi hasar prim oranlarının artması ve buna bağlı olarak da finansal performansın düşmesidir.”

2019 yılını 69 milyar TL prim üretimiyle kapatan Türk sigorta sektörü, bunun karşılığında reel sektöre 129 trilyon TL tutarında teminat sağlamıştır. Aynı yılda prim üretiminin GSYH’ya oranı ise %2,78’e ulaşmıştır. Bu oranın 2015 yılında %2,05 olduğu ve yıllar içinde kademeli olarak arttığı göz önünde bulundurulduğunda, Türk sigorta sektörünün pandemi öncesi dönemde istikrarlı bir büyüme performansı ortaya koyduğu sonucuna ulaşılmaktadır (SEDDK, 2020; s.7).

Yüksek bir büyüme ivmesiyle 2020 yılına başlayan Türk sigorta sektörü, pandeminin Türkiye’de etkili olmadığı ilk üç ayda da güçlü büyüme performansını sürdürmüştür. Nisan ayından itibaren büyüme ivmesi azalmış olsa da sektör 2020 yılını %19,2’lik bir büyümeyle kapatmıştır. Bununla birlikte toplam poliçe adetlerindeki değişime bakıldığında, 2020 yılında satılan poliçe adetinin 2019 yılından yaklaşık 3 milyon eksik olduğu görülmektedir. 2020 yılı prim üretimindeki reel büyümenin %4,06 olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, Türk sigorta sektörünün 2020 yılı büyümesinin enflasyon ve maliyet artışlarına bağlı olarak ortalama primlerin yükselmesinden kaynaklandığı yorumu yapılabilir (TSB, 2021a).

Tablo 1’de yer alan Türk sigorta sektörünün 2019 ve 2020 yılı prim üretimlerine bakıldığında ilk dikkati çeken hayat ve hayat dışı branşların büyüme oranları arasında yaklaşık 10 puanlık bir fark olduğudur. Hayat branşında hem poliçe adetleri hem de prim üretimi önemli ölçüde artmıştır. Hayat dışı branşta ise büyüme büyük oranda sağlık, yangın, kara araçları gibi belli başlı alt branşlardan gelmektedir ve genele yayılmış bir büyüme performansı söz konusu değildir.

Covid-19’un Türk sigorta sektörü üzerindeki muhtemel etkileri değerlendirildiğinde, ön plana çıkan risklerden bir tanesi hasar prim oranlarının artması ve buna bağlı olarak da finansal performansın düşmesidir. Öte yandan sektörün 2019 ve 2020 yılı finansal performansları hayat dışı ve hayat branşları özelinde karşılaştırıldığında, pandeminin finansal sonuçlar üzerinde önemli bir negatif etkisinin olmadığı görülmektedir.

 

Teknik Sonuç 2019 2020
Hayat Dışı Hayat Toplam Hayat Dışı Hayat Toplam
Brüt Yazılan Primler 57.896 11.359 69.255 68.152 14.431 82.584
Teknik Kar 5.027 2.251 7.278 8.073 2.575 10.648
Brüt Teknik Kar Oranı 8,68% 19,82% 10,51% 11,85% 17,84% 12,89%
Brüt Hasar Prim Oranı 70,23% 33,00% 63,63% 66,01% 32,42% 59,54%

Kaynak: Türkiye Sigorta Birliği (TSB). İstatistikler, Teknik Gelir Tabloları. https://www.tsb.org.tr/tr/istatistikler, (01.06.2021).

Tablo 2.’de paylaşıldığı üzere sigorta sektörünün hasar prim oranları 2020 yılında hem hayat dışı hem de hayat branşında düşmüştür.  Bununla birlikte teknik karlılıklar incelendiğinde hayat dışı branşın teknik karı artarken, hayat branşının teknik karının sınırlı şekilde düştüğü gözlenmektedir. Hayat branşının teknik karlılığındaki bu düşüş, faaliyet giderlerinde yaşanan artıştan kaynaklanmaktadır. Bu bağlamda Türk sigorta sektörünün pandemi döneminde ne gerçekleşen hasarlar ne de teknik karlılık bakımından önemli bir negatif etkiye maruz kalmadığı söylenebilir.

Covid-19’un tüketici davranışları üzerinden en belirgin etkilerinden biri e-ticaret harcamalarındaki artıştır. Türkiye’de e-ticaret sektörünün ticaret hacmi 2020 yılında bir önceki yıla göre %66 artmıştır (E-ticaret Bilgi Platformu, 2021). Pandemi döneminde sigorta ürünlerinin e-ticaret kanallarından satış oranlarına bakıldığında ise hayat dışı ve hayat branşlarında farklı sonuçlarla karşılaşılmaktadır.

Hayat branşında e-ticaret satışlarının toplam satış içindeki payı son beş yılda %0,7’den %12,1’e ulaşmıştır. Bu artışın en önemli nedenlerinden biri hayat branşının dağıtım kanalı yapısıdır. 2020 yılında hayat sigortalarının %84’ü bankalar aracılığıyla satılmıştır. Bankalar her ne kadar sigorta şirketlerinin acenteleri olarak konumlandırılmış olsalar da geleneksel acentelerle kıyaslandıklarında çok daha ileri teknolojik imkanlara sahiptir. Öte yandan hayat sigortalarının önemli bir kısmı bankalar tarafından verilen kredilerle bağlantılı olarak satılmaktadır. Bankacılık işlemlerinin dijital kanallara kayması, bu işlemlerle bağlantılı olarak sunulan hayat sigortalarının da dijital kanallardan satılmasını sağlamaktadır.

Hayat dışı sigorta satışlarında e-ticaret kanalının payına bakıldığında, pandeminin bu alandaki dijitalleşme üzerinde önemli bir etkisinin olmadığı görülmektedir. Kara araçları branşında e-ticaret kanalının payı 2016 yılında %1’in altında iken aradan geçen beş yıla rağmen bu oran hala %1’e ulaşamamıştır. Hayat branşındaki hızlı dijitalleşmenin temel nedeni olan dağıtım kanalı yapısı, hayat dışı branştaki yavaş dijitalleşmenin de ana nedenidir. Türkiye’de hayat dışı branşta acente kanalının üretim payı %57’dir (TSB, 2021a). Acentelerin toplam üretim içindeki payının bu denli büyük olması yalnızca kolay ulaşılabilir olmalarından değil müşterilerine sigorta süreçleriyle ilgili önemli bir danışmanlık hizmeti de sunuyor olmalarından kaynaklanmaktadır. Bu durum hayat dışı sigorta satışların dijital ortama taşınmasının hayat branşına göre daha fazla çaba gerektirdiğini göstermektedir.