Ayhan Çalık: SEGEM Eğitimleri üzerine

SEGEM eğitim masrafları, şartlarını zorlayarak elemanlarının maaşlarını bilgileriyle örtüşen seviyede tutmaya çalışan acentelerle ve acentelerde (genel müdürlüklere kıyasla) daha mütevazı maaşla iş gören beyaz yakalı çalışanlarımızın üzerine yıkılmıştır.

-Ayhan Çalık*

Aslında başka bir yazı hazırlıyordum ve konusu da acenteler arası iş paylaşımına fatura kesme ve KDV zorunluluğu gerektiğine kanaat getiren Maliye’nin özelgesi idi. Özelgenin kim tarafından talep edildiği ve alınırken neyin amaçlandığı, özelgeyi savunanların iddia ettiği gibi gerçekten hedefinde dijital platformların, şubecilerin mi olduğunu birlikte anlamaya çalışacaktık. Konu özelinde SAB’da bir komisyon oluşturuldu ve çalışmalarına devam ediyor.

Ancak SEGEM’in 02/06/2025 te başlayacağını duyurduğu “Acente Yenileme Eğitimi” gündeme gelince taze taze bu konuyu işleyelim istedim. Önümüzdeki sayıda fatura düzenleme ve KDV konusuna geri döneceğiz.

Biz SAB Yönetim Kurulu olarak SEGEM Müdürümüz Gökhan Ay’ı SEDDK’nın 22 Ocak 2025 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan mevzuat değişikliği üzerine “yenileme eğitimi” konusunda ziyaret ederek istişare etmiştik. Herhangi bir Sivil Toplum Kuruluşundan görüş alınmadan çıkarılmış olan yönetmelik sonrasında müdürümüzle prensipte aynı bakış açılarını yakaladığımız dört konu vardı.

1-) SEGEM eğitimleri ve sınavları SAB ile SEGEM’in birlikte çalıştığı ilk dönemlerindeki amacından uzaklaştığı, amaç ve misyonlarını yitirdiğini, mesleki bilgiyi vermek ve ölçümlendirmekten uzaklaşarak yeni katılacak teknik personelin SEGEM sınavına çalışmadan dahi geçilebilir basitliğe indirgendiğiydi; (Ki sebebi ise banka ve sigorta acenteliği için özel izin verilmiş kurumların personelinin kolayca SEGEM belgesi alabilmesini sağlamaktı.)

2-) SEGEM kurulduğu (01/06/2008 Resmi Gazete 26893) tarihteki fabrika ayarlarına dönmesinin doğru olacağı; kurulduğunda 40 yıllık acenteye dahi fiziki eğitim verip eğitim sonrası sınav yaparak ölçme yapan SEGEM’in mesleğimize yeni girecek teknik personele (Acente adaylarına) eğitim yapmadan lise ve hatta ortaokul seviyesinde sorularla ehil belgesi verilmesinin doğru olmadığıydı;

3-) Sektörümüzün dinamik yapısı sebebiyle her yıl yeni bir branş ve bu branşlara bağlı pek çok poliçe veya içerik üretildiği, acentelerin bu bilgilere SEGEM altında sürekli eğitim kurgusuyla ulaşmasını sağlamanın SEGEM’in görevi olduğu ve “Yenileme Eğitimi”nin söylentilerde ifade edilen şekliyle bir sınav sonuç notu ile yeniden belgelendirme manası taşımasının kazanılmış müktesep hakta sakatlık yaratacağı ama her eğitimin sonunda bir ölçme yapılmasının paylaşılan bilginin katılımcıya geçtiğinden emin olma kurgusunun ölçümlenmesinin doğru olacağıydı.

4-) Gelecekte ise SEGEM’in branş bazında yetki vermesi ve bu yetki belgelerinin verilmesi kurgusunun “ahilik” sistemini günümüzün icaplarına uygun olarak yapılandırılmasıydı.

Uzlaşamadığımız konu ise eğitimin ücretli olmasının doğru olmadığıydı. Eğitimlerin ücretle değerli kılınacağı tezinin doğru tez olmadığı; SAİK’in TOBB ve TSEV işbirliğiyle yaptığı eğitimin bu sebeple başarıya ulaşmadığı, yapmış olmak için eğitim yapmak yerine acentenin ihtiyaç duyacağı önemli bilgileri içeren, mesai saati dışına özenle konuşlandırılmış, doğru eğitimlere acentelerin değer vererek katılacağı karşı tezimizdi.

Anlaşılan dikkate alınmamış ve TSB her yıl fazla veren bütçesinden acente eğitimlerine destek olmayı düşünmemiş ki “Yenileme Eğitimi” ücreti 638 TL olarak belirlenmiş. Net rakam olmamakla beraber bir milyon SEGEM belgesi olan birey olduğu hesabıyla SEGEM’e KDV ve kurumlar vergisi çıkarıldıktan sonra 450-500 milyon TL kaynak planlanmıştır.

Yani dün Sigortacılık Müsteşarlığınca (bugün SEDDK) TSB üzerine sorumluluk olarak verilen SEGEM Müdürlüğü’nü görevlendirdiği 22/01/2025 tarihli mevzuat değişikliğiyle “yenileme eğitimi” fırsat bilinerek SEGEM Müdürlüğü’nün bu eğitim için harcayacağı maliyetlerden geçtik; SEGEM’in 20-30 yıllık mali yükü, acente iş veren ve çalıştırdığı iş görenlere yıkılmıştır.

Aslında daha detaylı betimlemeyle; şartlarını zorlayarak elemanlarının maaşlarını bilgileriyle örtüşen seviyede tutmaya çalışan acentelerle ve acentelerde (genel müdürlüklere kıyasla) daha mütevazı maaşla iş gören beyaz yakalı çalışanlarımızın üzerine yıkılmıştır.

Tablonun özeti ise şudur:

Hem teknik personelin (Acente ve Acente Çalışanlarının) hangi tedrisat içeriğiyle eğitimden geçmesi gerektiğine sigorta şirketleri karar verecektir, hem de milyarlarca kâr açıklamalarına rağmen SEGEM Müdürlüğü’nün bütçe maliyeti acente ve acente çalışanlarına yıkılacaktır. TSB tokmağı eline almış, davulu da acentenin ve çalışanlarının sırtına yüklemiştir.

*SAB Başkanı