eko-lojik: Türkiye’de “net sıfır”ın yolu sıfır enerjili binalardan geçiyor

Türkiye’nin Karbonsuzlaşma Yol Haritası: Elektrikli araçların yaygınlaşması, kömürden çıkış ve binalarda dönüşüm adımlarıyla Türkiye 2053’te Net Sıfır hedefine yaklaşarak sera gazı emisyonlarını yüzde 61 azaltabilir. Ancak bunun için özellikle inşaat sektöründe büyük yatırımlar ve neredeyse sıfır enerjili binalar gerekiyor.

eko-lojik

Sabancı Üniversitesi İstanbul Politikalar Merkezi’nin (İPM) hazırladığı ‘Türkiye’nin Karbonsuzlaşma Yol Haritası: 2053’te Net Sıfıra Doğru’ raporu, toplantıyla açıklandı.

İstanbul Politikalar Merkezi’nin (İPM) hazırladığı Rapor, Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede izlemesi gereken adımları ortaya koyuyor. Rapora göre, yenilenebilir enerjiye hızlı geçiş, kömürden kademeli çıkış, elektrikli araçların yaygınlaşması, sanayide teknoloji dönüşümü ve binalarda elektrifikasyon sayesinde sera gazı emisyonlarında 2053’e kadar yüzde 61 oranında azalma sağlanabilir. Bu oran yıllık ortalama yüzde 3’lük düşüş anlamına geliyor.

Çalışmada iki farklı senaryo üzerinden projeksiyon yapıldı. Referans senaryoda mevcut gidişatın 2053’e taşınması, Net Sıfır senaryosunda ise kararlı iklim politikalarıyla emisyonların nasıl azaltılabileceği ele alındı.

Sektörlerin maliyet ve kazanç dengesi farklılaşıyor
Rapora göre dönüşüm için 2025–2035 döneminde toplam 265 milyar dolarlık ek maliyet gerekiyor. Bu yükün yüzde 75’i inşaat sektöründen kaynaklanıyor. Elektrik için 80 milyar dolarlık, sanayi içinse 8,3 milyar dolarlık yatırım öngörülüyor. Ulaştırmada ise fosil yakıtlardan uzaklaşma sayesinde 36,5 milyar dolarlık net fayda sağlanabiliyor.

Elektrik sektöründe Net Sıfır senaryosunda emisyonların yıllık ortalama yüzde 6,5 azalabileceği, 2053’te 2025’e göre yüzde 84 düşüş sağlanabileceği hesaplandı. Sanayide verimlilik ve elektrifikasyon sayesinde emisyonların yüzde 44 azalması mümkün görünüyor.

Ulaştırmada elektrikli araçlara geçiş ve demiryolu taşımacılığının artmasıyla emisyonların 2025’e göre yüzde 52 azalması bekleniyor. Tarımda biyogaz kullanımı, makinelerin elektrifikasyonu, yem kalitesi ve genetik ıslah gibi önlemlerle emisyonların 99 MtCO₂e yerine 68 MtCO₂e seviyesine gerilemesi öngörülüyor.

Binalar dönüşümün en kritik halkası
Raporda, binaların 2045 itibarıyla “sıfır emisyon” hedefine ulaşabileceği vurgulandı. Bunun için yeni binaların “Neredeyse Sıfır Enerjili Bina” standartlarında yapılması, mevcut binaların enerji verimliliğiyle güçlendirilmesi ve kömür ile doğalgazdan elektriğe geçilmesi gerekiyor. Ancak bu dönüşüm için yaklaşık 200 milyar dolarlık yatırım şart.

İPM uzmanları, çalışmanın yalnızca teknik değil, aynı zamanda siyasi karar süreçleri için de yol gösterici olduğunu belirtiyor. Raporda, Türkiye’nin ekonomiyi kapsayan planlı bir stratejiyle hem iklim hedeflerine yaklaşabileceği hem de enerji bağımlılığını azaltarak ekonomik fayda sağlayabileceği ifade ediliyor.

Kömürden çıkışın önemi 

Raporun araştırma ve yazı ekibinden İPM İklim Değişikliği Çalışmaları Koordinatörü Dr. Ümit Şahin, Türkiye’nin planlı bir stratejiyle sera gazı emisyonlarını 2025–2035 arasında mutlak olarak azaltabileceğini söyledi. Rapora göre, emisyonların 2021’de tepe noktasına ulaştığı kabul edilerek 2025’ten itibaren hızlı bir düşüş sağlanırsa, 2035’te toplam emisyonlar yüzde 35 azalarak 370 milyon tona, karbondioksit emisyonları ise yüzde 40 azalarak 277 milyon tona inebilir. Bu seviyeler Türkiye’yi 2010 ve hatta 2005 öncesi düzeylere geri götürüyor.

Azaltımın gerçekleşmesi için en kritik adım elektrik sektöründe kömürden kademeli çıkış. Raporda, kömürden tamamen çıkışın 2036’ya kadar tamamlanabileceği, bunun da rüzgar ve güneşte yıllık 10 GW kurulum ve 2035’e kadar 9 GW batarya yatırımıyla mümkün olabileceği vurgulandı.

Rakamlarla Türkiye’nin Net Sıfır Yol Haritası

  • 2053’e kadar sera gazı emisyonlarında %61 azaltım mümkün.
  • 2025–2035 için 265 milyar dolar ek maliyet öngörülüyor.
  • Bu maliyetin %75’i binalardan, 80 milyar doları elektrikten, 8,3 milyar doları sanayiden kaynaklanıyor.
  • Ulaştırmada dönüşümle 36,5 milyar dolar net fayda elde edilebilir.
  • Binalarda 2045 itibarıyla sıfır emisyon hedefi mümkün.