“Havuz dışı kategorisinde yaşanmakta olan fiyat rekabeti tavan primin artık kabul edilebilir seviyelere yükseldiğinin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Benzer şekilde RSH kapsamında ve dağıtım kurallarına yapılan değişiklik o tarafta da işlerin (en azından operasyonel olarak ve piyasa açısından) yoluna girmeye başladığının bir göstergesi diye düşünüyorum.”
-Orhun Emre Çelik
Zorunlu trafik sigortasında serbest tarife rejimi ile 2010’larda başlayan fiyat rekabeti o kadar kızışmıştı ki o zaman düzenleyici kurum konumunda bulunan Hazine Müsteşarlığı taban fiyat uygulaması başlatmak zorunda kalmıştı. Ancak 2011’den itibaren (muhtemelen serbest tarifenin getirdiği psikolojik bir etkiyle de) geriye dönük önemli maliyet artışlarına sebep olan içtihat değişiklikleri ile hızla bozulan sonuçlar primlerin aşırı yükselmesine ve satın alınamaz poliçeler ortaya çıkmasına neden oldu. Zorunlu bir sigortada böyle bir şeyin yaşanması elbette kabul edilemez. Buna çözüm olarak tavan fiyat ve riskli sigortalılar havuzu (RSH) hayatımıza girdi.
Daha önce çeşitli mecralarda da dile getirdiğim üzere uygulama şekillerine birçok açıdan itirazım olsa da işin özünde her iki uygulamayı da ortaya çıkan soruna somut çözüm getiren uygulamalar olarak değerlendiriyorum. Nitekim havuz dışı kategorisinde yaşanmakta olan fiyat rekabeti tavan primin artık kabul edilebilir seviyelere yükseldiğinin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Benzer şekilde RSH kapsamında ve dağıtım kurallarına yapılan değişiklik o tarafta da işlerin (en azından operasyonel olarak ve piyasa açısından) yoluna girmeye başladığının bir göstergesi diye düşünüyorum.
| Yıl | Değişim | |||||
| 2023 | 2024 | 2025 | 2023-2024 | 2024-2025 | ||
| Yazılan Prim | Otomobil | 53,612,306,106 | 92,449,411,486 | 139,669,908,596 | 72.4% | 51.1% |
| Grup 1 | 5,499,509,276 | 8,961,815,525 | 14,195,211,175 | 63.0% | 58.4% | |
| Grup 2 | 9,805,526,964 | 15,988,344,630 | 23,468,187,235 | 63.1% | 46.8% | |
| Diğer | 25,644,644,257 | 43,614,553,609 | 64,656,495,459 | 70.1% | 48.2% | |
| Toplam | 94,561,986,604 | 161,014,125,250 | 241,989,802,465 | 70.3% | 50.3% | |
| Teminat Adet | Otomobil | 14,614,123 | 15,918,812 | 17,463,164 | 8.9% | 9.7% |
| Grup 1 | 657,205 | 690,369 | 700,083 | 5.0% | 1.4% | |
| Grup 2 | 773,045 | 836,791 | 852,269 | 8.2% | 1.8% | |
| Diğer | 7,654,271 | 8,160,713 | 8,851,122 | 6.6% | 8.5% | |
| Toplam | 23,698,645 | 25,606,686 | 27,866,638 | 8.1% | 8.8% | |
| Ortalama Prim | Otomobil | 3,669 | 5,808 | 7,998 | 58.3% | 37.7% |
| Grup 1 | 8,368 | 12,981 | 20,276 | 55.1% | 56.2% | |
| Grup 2 | 12,684 | 19,107 | 27,536 | 50.6% | 44.1% | |
| Diğer | 3,350 | 5,344 | 7,305 | 59.5% | 36.7% | |
| Toplam | 3,990 | 6,288 | 8,684 | 57.6% | 38.1% | |
Tablo – Yıllar itibarıyla zorunlu trafik branşı prim, adet ve ortalama prim değişimi.
Grup 1: Taksi, minibüs, otobüs
Grup 2: Kamyon, çekici
Kaynak: Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Sektörel İstatistikler
TSB tarafından yayınlanan istatistikler de benzer bir görüntüde. TSB tarafından yayınlanan istatistikler dikkate alındığında trafik branşında verilen teminat adedi 2024’te %8,1, 2025’te %8,8 artmış. Ancak dikkat çekici husus burada sürükleyici unsurun otomobil araç grubu olması ve RSH kapsamında öne çıkan araç gruplarının özellikle 2025’teki düşük artış oranları.
Prim artışı ise adet artışının çok üzerinde seyretmiş ve böylece ortalama primler 2024’te %57,6 artarken 2025’te artış %38,1 seviyesinde kalmış. 2025 yılındaki iki orana dikkat çekmekte yarar görüyorum. Birincisi otomobil ve diğer kategorisindeki artışların taksi, minibüs, otobüs, kamyon ve çekiciye göre oldukça düşük kalmış olması. Diğer bir ifade ile şirketler arası rekabet 2025’te kendini göstermeye başlamış. İkinci husus ise 2025’te RSH kapsamından çıkarılan kamyon ve çekici araç gruplarındaki artışın da (%44,1) tavan primden satılan araç gruplarının (%56,2) oldukça altında kalmış olması.
Bu oranlar makul tavan prim seviyelerinde serbest tarife uygulamalarının yarattığı rekabet ortamının sigortalı lehine hareket edebildiğinin bir göstergesi. Riskli sigortalılar havuzunun daha da küçültülmesinin sigortalılar lehine sonuç doğurma olasılığı oldukça yüksek görünüyor.
Bu ifadeler serbest piyasa ekonomisine bir övgü olarak anlaşılmasın: Elbette aşırı rekabetin sigorta şirketlerinin sermaye yeterlilikleri üzerinde yarattığı riskler kontrol altında olmalı. Elbette serbest piyasada sigortalıları mağdur edecek 2015-2016 döneminde yaşanan aşırı prim artışlarına yönelik kontroller bulunsun. Ancak bunlar sorunun kendisi değil, semptomları. Ülke ekonomisi belirli bir stabiliteye ulaşmadan ve sigortacıların sürpriz yargı kararları ile sınanması sonlanmadan zorunlu trafik sigortasındaki prim seviyesine ilişkin problemlere teknik çözümler üretmek pek mümkün olmayabilir.

