AXA Group CEO’su Thomas Buberl, “The Age of Adaptation: What I’m Seeing on the Ground” başlıklı değerlendirmesinde, iklim değişikliğinin yarattığı risklerin artık istisnai olaylar olmaktan çıktığını ve toplumların yeni bir adaptasyon dönemine girdiğini vurguladı.
AXA Group CEO’su Thomas Buberl, iklim kaynaklı afetlerin daha sık, daha şiddetli ve daha maliyetli hale geldiğine dikkat çekerek, risk yönetiminde tazmin odaklı yaklaşımdan önleme ve uyum odaklı modele geçilmesi gerektiğini belirtti.
İklim felaketlerinin artık “yüzyılda bir yaşanan” olaylar olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Buberl, yangınların daha önce riskli görülmeyen bölgelere yayıldığını, sellerin ise güvenli kabul edilen alanları etkilediğini söyledi. OECD verilerine göre aşırı hava olaylarının yol açtığı ekonomik kayıpların son 20 yılda iki katına çıkarak 2015’ten bu yana yıllık ortalama 200 milyar dolara ulaştığını hatırlatan Buberl, bu maliyetin sürdürülebilir olmadığını kaydetti.
“Doğaya Alan Açmak Çözümün Parçası”
Makalesinde iklim adaptasyonuna yönelik başarılı uygulamalara da yer veren Buberl, Fransa’nın güneyindeki Trèbes kentinde 2018’de yaşanan yıkıcı sel felaketinin ardından hayata geçirilen dönüşüm çalışmalarını örnek gösterdi. Kent yönetiminin nehir yatağını genişleterek ve bazı altyapıları yeniden konumlandırarak suyun doğal akışına daha fazla alan tanıdığını belirten Buberl, bu sayede yıl içinde yaşanan yeni taşkınların ciddi hasara yol açmadan yönetilebildiğini ifade etti.
Benzer bir yaklaşımın İngiltere’nin Lancashire bölgesinde de uygulandığını aktaran Buberl, sulak alanların yeniden oluşturulması, doğal su yollarının restore edilmesi ve su akışını yavaşlatan çözümler sayesinde bölgenin taşkınlara karşı dayanıklılığının artırıldığını söyledi. Bu tür yatırımların ekonomik açıdan da önemli getiriler sunduğunu belirten Buberl, taşkın yönetimi önlemlerinin 30 yıllık süreçte 15 kat yatırım geri dönüşü sağlayabileceğinin hesaplandığını vurguladı.
Sigortacılıkta Yeni Dönem: Önleme ve Risk Azaltma
Sigorta sektörünün rolünün de değiştiğini ifade eden Buberl, artık sigortacıların yalnızca afet sonrasında zararları karşılayan kurumlar olmadığını söyledi. Günümüzde sektörün, gelişmiş veri analitiği, yapay zekâ ve uydu teknolojileri sayesinde riskleri önceden tespit ederek müşterilerin zarar görmesini engellemeye odaklandığını belirtti.
Bu kapsamda AXA’nın geliştirdiği Digital Commercial Platform’un (DCP), şirketlerin tesislerini yangın ve iklim risklerine karşı analiz ederek önleyici aksiyonlar almalarını sağladığını aktaran Buberl, teknolojinin risk yönetiminde yeni bir dönemin kapısını araladığını ifade etti.
Bireysel müşterilere yönelik uygulamalara da değinen Buberl, AXA Fransa’nın dolu fırtınası öncesinde müşterilerine uyarı göndererek araçlarını güvenli alanlara park etmelerini teşvik ettiğini ve bu kapsamda park ücretlerini karşıladığını söyledi. Konut sigortalarında ise iklim felaketlerinden etkilenen yapıların daha dayanıklı ve sürdürülebilir şekilde yeniden inşa edilmesini destekleyen uygulamaların hayata geçirildiğini belirtti.
“Asıl Maliyet Hareketsizliktir”
Makalesinin sonunda iklim değişikliğiyle mücadelede bakış açısının değişmesi gerektiğini vurgulayan Buberl, “Artık asıl maliyet adaptasyonun maliyeti değil, hareketsizliğin maliyetidir” değerlendirmesinde bulundu.
Buberl’e göre iklim risklerinin giderek arttığı yeni dönemde toplumların, kamu kurumlarının ve özel sektörün ortak hedefi; yalnızca afetlerin sonuçlarını yönetmek değil, riskleri önceden azaltacak uyum ve dayanıklılık stratejilerini hızla hayata geçirmek olmalı.

