Moody’s: İklim riskleri sigorta sektörünün yetişebileceğinden daha hızlı büyüyor

Küresel sigorta koruma açığı hızla genişliyor. Moody’s’e göre fiziksel iklim risklerinden kaynaklanan ekonomik kayıpların 2040’ların ortalarına kadar 41,4 trilyon dolara ulaşması beklenirken, bu zararların önemli bölümü sigorta kapsamı dışında kalacak.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s’in yayımladığı yeni analiz, iklim değişikliğinin yol açtığı fiziksel risklerin sigorta sektörünün bu riskleri karşılama kapasitesinden daha hızlı büyüdüğünü ortaya koydu. Kuruluşa göre küresel ekonomide iklim kaynaklı kayıpların toplam etkisi 2040’ların ortalarına kadar 41,4 trilyon dolara ulaşabilir.

Deniz seviyelerindeki yükseliş, artan sıcaklıklar ve daha sık yaşanan doğal afetler nedeniyle oluşan zararların büyük bölümünün mevcut sigorta poliçeleri tarafından karşılanamayacağı belirtiliyor. Sigorta kapsamı dışında kalan kayıpların ise hükümetler, şirketler ve hane halkları tarafından üstlenildiği, bunun da özellikle yüksek riskli bölgelerde ekonomik toparlanmayı zorlaştırdığı ifade ediliyor.

Sigortasız kayıplar hızla artıyor

İklim kaynaklı ekonomik maliyetlerin etkisi şimdiden hissedilmeye başlandı. Aon’un 2026 İklim ve Afet Analizi raporuna göre doğal afetler 2025 yılında dünya genelinde 260 milyar dolarlık ekonomik kayba yol açtı. Bu kayıpların yarısından fazlası sigorta kapsamı dışında kaldı.

Swiss Re ise yayımladığı ayrı bir değerlendirmede, doğal afetlerin uzun dönemli ortalamalara dönmesi halinde yalnızca sigortalı kayıpların 2026 yılında 148 milyar dolara ulaşabileceği uyarısında bulundu.

Moody’s, sigorta koruma açığının bölgelere ve risk türlerine göre dağılımını gösteren interaktif bir veri görselleştirme aracı da geliştirdi. Deprem, orman yangını ve kasırga gibi afetleri kapsayan çalışma, sigorta korumasının coğrafi bölgelere göre ciddi farklılıklar gösterdiğini ortaya koyuyor.

Sıcak hava ve su kıtlığı sigorta sistemini zorluyor

Raporda, özellikle yavaş gelişen iklim risklerinin mevcut sigorta ürünlerinin sınırlarını ortaya çıkardığı vurgulanıyor. Sıcak hava dalgaları ve su kıtlığı gibi olaylar giderek daha büyük ekonomik kayıplara neden olurken, bu riskler çoğu zaman standart sigorta kapsamına dahil edilmiyor.

Moody’s verilerine göre, 2025 yılında Avrupa’da yaşanan sıcak hava dalgasına bağlı kayıpların yaklaşık yüzde 95’i sigortasız kaldı.

Uzmanlar, sıcaklık artışı ve su stresi gibi risklerin zaman içinde birikerek etkisini göstermesi nedeniyle modellenmesinin ve fiyatlandırılmasının daha zor olduğuna dikkat çekiyor. Bu durum, ani ve tekil olaylar üzerine kurulu geleneksel sigorta sistemleri için önemli bir zorluk oluşturuyor.

Bu yıl Batı Avrupa’da yalnızca 10 gün içinde sıcaklıkların 12 dereceden fazla değişmesi, bilim insanlarının “sıcaklık şoku” olarak tanımladığı yeni bir risk alanını gündeme getirdi. Uzmanlara göre bu gelişmeler, geçmiş iklim verilerine dayalı olarak tasarlanan sigorta ürünlerinin yetersizliklerini gözler önüne seriyor.

Sel sigortasında ülkeler arasında büyük farklar var

Moody’s’in analizinde sel sigortası alanında ülkeler arasında önemli farklılıklar bulunduğu da ortaya konuldu.

Almanya’da tekrarlayan sel felaketlerinin ardından sigorta talebinin son yirmi yılda düzenli olarak arttığı belirtilirken, buna rağmen ülkenin iç kesimlerdeki sel risklerine karşı yaklaşık yüzde 40’lık bir koruma açığı bulunduğu ifade edildi.

Fransa ise kamu destekli sistemiyle dikkat çekiyor. Devlet destekli reasürans kuruluşu Caisse Centrale de Réassurance (CCR), sınırsız risk teminatı sağlayarak koruma açığını tüm risk kategorilerinde yüzde 20’nin altında tutmayı başarıyor.

ABD’de de benzer bir sorun yaşanıyor. Sel olaylarının 2025 yılında Amerikan ekonomisine 100 milyar doların üzerinde zarar verdiği belirtilirken, Federal Acil Durum Yönetim Ajansı (FEMA) verilerine göre en çok risk altında bulunan bölgelerde Ulusal Sel Sigorta Programı’na katılım oranı yüzde 5’in altında seyrediyor. Ülkedeki ev sahiplerinin yalnızca yaklaşık yüzde 4’ünün sel sigortasına sahip olduğu kaydediliyor.

Sektör üzerindeki baskı artıyor

İklim risklerinin büyümesiyle birlikte düzenleyiciler, yatırımcılar ve derecelendirme kuruluşları da sigorta şirketleri ile reasürörler üzerindeki baskıyı artırıyor. Kuruluşlar, fiziksel iklim risklerini daha ayrıntılı şekilde ölçmeye ve kamuoyuna açıklamaya zorlanıyor.

Moody’s, özellikle sıcak hava ve su stresi gibi yavaş gelişen risklere yönelik yeni sigorta ürünleri geliştirebilen şirketler için önemli bir pazar fırsatı bulunduğunu belirtiyor. Ancak uzmanlara göre bu açığın kapatılması için mevcut ürün geliştirme süreçlerinden çok daha fazla sermayeye ihtiyaç duyulacak.

Aon CEO’su Greg Case, önümüzdeki on yıl içinde sigorta ve reasürans piyasalarına yaklaşık 1 trilyon dolarlık yeni özel sermaye girişine ihtiyaç duyulacağını ifade etti.

Her ne kadar küresel sigorta koruma açığı 2025 yılında yüzde 38’e gerileyerek tarihinin en düşük seviyesine inse de aynı yılın ilk yarısında kaydedilen sigortalı afet zararları tarihin en yüksek ikinci seviyesine ulaştı. Uzmanlar, iklim değişikliğinin etkilerinin hızlanmasıyla birlikte sigorta sektörünün önümüzdeki yıllarda çok daha büyük sınamalarla karşı karşıya kalacağını değerlendiriyor.