Arşivden: 1997’den 2026’ya sigortacılığın değişmeyen sorunları

Erdoğan Sergici’nin sigortacılığın gidişine dair 1997’deki tespitleri, bugün bazı rötuşlarla güncel sorunlar gibi değerlendirilebilecek nitelikte. Özetle, o gün vurgulananlar da iyi sigortacılık hizmeti için sigortalanma talebinin mutlaka artması ve teknik kârlılığın elde edilmesi gerektiği yönünde. Yani, ülkemizde sigortacılığın temel sorunları, dünden bugüne fazla değişim göstermiyor.

Sigorta Dünyası’nın 1997 yılının ekim sayısında dönemin önemli sigortacılarından Erdoğan Sergici’nin “Tehlikeli Gidiş” başlıklı yazısı dikkatimizi çekiyor.

Meslek hayatı boyunca Halk Reasürans, Türk Nippon ve İsviçre Hayat şirketlerinde genel müdürlük görevlerinde bulunan Sergici, 1980’lerde Lüksemburg merkezli Takafol şirketinin kurucu genel müdürlüğünü de yürütmüştü.

2022 yılında hayata gözlerini yuman Sergici, 1997 yılında yazdığı Tehlikeli Gidiş başlıklı yazısında, adeta 2026 yılında yaşanan sorunlara değiniyor:

Büyür gibi görünen ama büyümeyen pazar

“Sigortacılığımızın içinde bulunduğu durumu kısa bir ifadeyle anlatacak olursak, ilgili taraflarca farklı yorumlanan, dolayısıyla kimin işine nasıl geliyorsa öyle uygulanan bir tarife serbestisi içinde hiçbir hususta neredeyse sınırı kalmamış bir belirsizlik, sayısı artmakta devam eden yeni şirketler, büyür gibi görünmesine rağmen gerçekte büyümeyen bir pazar imkânı demek yeterlidir. Çoğunlukla yöneticilerden gelen nereye gidiyoruz suali ise, kaybolmakta olan teknik kâr ve nakit akışındaki yetersizliğin dışa vuran feryadıdır.”

Günümüze bakıldığında, serbest tarife artık hiç sorgulanmadığı gibi trafik branşında şirketlerce sorunun çözümü olarak da gösteriliyor. Ancak Sergici paragrafın başında “İşine geldiği gibi uygulanan serbest tarife” dedikten sonra, paragrafın sonunda teknik zarardan bahsediyor. Günümüzde de şirketler, son birkaç yıldır yüksek faiz nedeniyle elde ettikleri mali kârın nereye kadar süreceğini bilmiyor ve mutlaka teknik kâra geçecek fiyat politikalarına dönülmesi gerektiğini vurguluyor. Sergici o zaman “sayısı artmakta devam eden şirketler” diyor; günümüzde ise geçtiğimiz yıl beş şirketin faaliyeti SEDDK tarafından durdurulurken, geçtiğimiz ay bunlara altıncısı eklendi. Yani 30 yıl önce bahsedilen bu sorunun da günümüzde tekrar ettiğine tanıklık ettik. Erdoğan Sergici’nin “Büyür gibi görünmesine rağmen gerçekte büyümeyen bir pazar” tespiti ise günümüzde fiyat artışlarıyla büyüyen ama gerçekte poliçe artışı yaşanmayan sigorta sektörüne denk geliyor.

Sergici bu durumu 29 yıl önceki yazısında şu sözlerle somutlaştırıyor: “Sigortalanma talebi yükselmediği sürece, taze para ihtiyacı için başvurulan ucuz satış, gerçek sigortacılık hizmeti sunumunu gölgeleyecektir. Fiyat kırıp iş alma çıkmaz sokağına girildi mi de duvara çarpmadan durmak mümkün olmayacaktır.”

Dünden bugüne enflasyon

Son birkaç yıldır hortlayan ve bir türlü önüne geçilemeyen enflasyonla ilgili o zaman söyledikleri de yine sanki bugün için söylenmiş gibi: “Hükümetin enflasyonu düşürme kararlılığı da sigortacılarca dikkatle takip edilmelidir. Eğer söylendiği gibi, 3 yıl içinde % 3’e düşen enflasyon seyri yaşanacaksa, özkaynakların takviyesine şimdiden başlanmalıdır.”

Sergici’nin aynı yazı içindeki şu ifadeleri de bugüne ışık tutar nitelikte: “Teknik kâr vaat etmeyen bir planlamayla ne çağın gerekleri yakalanır ne de rakiplerle başa çıkılabilir. Zaten bankacılık, borsa, yatırım şirketleri gibi diğer finans kurumlarının gerisinde kalmış olan sigortacılığımız kendini toparlamak zorundadır. Planlamaya esas ilkeler yeniden belirlenmelidir.”