Sigorta, herhangi bir ürün değildir. Sigorta; risk analizi, ihtiyaç tespiti, teminatların doğru belirlenmesi ve hasar anında profesyonel destek gerektiren bir güven sözleşmesidir. Eğer gömülü sigortacılık yalnızca “satış anında eklenen bir kutucuk” hâline dönüşürse ve daha da kötüsü, gömülü poliçe koruma sağlamaktan öte kahır ettiren sonuçlar verirse sigortanın özü zarar görmeye başlar.
****
Gömülü Sigorta nedir? Gömülü sigorta, bir ürünün veya hizmetin satışı sonrası, ürünün veya hizmetten kaynaklanabilecek hasarları gidermek için dizayn edilmiş, literatürde “Embedded Insurance” olarak adlandırılan, limitleri ürün, hizmet ve/veya ürünle hizmetin çevreye verebileceği zararlarla sınırlı bir sigorta poliçesidir.
Dünyada ilk örnek 1870 yılında. Evet, yanlış duymadınız. Gömülü Sigortacılığı tarihte ilk gördüğümüz gün, bugünden tam 150 yıl önce. 1851 yılında kurulan Singer Corporation, 150 yıl önce, yani 1870’te ürettiği dikiş makinelerine garanti dışında kalan kırılmalar için Embedded Insurance sistemini kullanıyor. Daha sonra bu poliçeler 1950-1980 yılları arasında kasko ve finansal koruma alanında; 1980’den sonra 2000’li yıllara kadar havayolu taşımacılığında, 2000’li yıllardan sonra da e-ticaret sitelerinde görünmeye başlıyor. Artık bir cep telefonu satın alırken ekran koruma sigortası, uçak bileti alırken seyahat sigortası, araç kiralarken kasko, kredi kullanırken hayat sigortası tek bir tıklamayla karşımıza çıkıyor.
İlk bakışta son derece cazip görünüyor. Müşteri ayrıca sigorta aramak zorunda kalmıyor; teklif, ihtiyaç duyduğu anda önüne geliyor. Satış süreci hızlanıyor, sigortalılık oranı artıyor ve sigortaya erişim kolaylaşıyor.
Peki, madalyonun diğer yüzünde ne var?
Sigorta, herhangi bir ürün değildir. Sigorta; risk analizi, ihtiyaç tespiti, teminatların doğru belirlenmesi ve hasar anında profesyonel destek gerektiren bir güven sözleşmesidir. Eğer gömülü sigortacılık yalnızca “satış anında eklenen bir kutucuk” hâline dönüşürse ve daha da kötüsü, gömülü poliçe koruma sağlamaktan öte kahır ettiren sonuçlar verirse sigortanın özü zarar görmeye başlar.
Bugün birçok ülkede tartışılan temel konu da budur. Sigorta, teknoloji şirketlerinin ürünü mü olacaktır, yoksa teknoloji, sigortacılığın gelişmesine hizmet eden bir araç mı olacaktır? Bu sorunun cevabı, sektörün aktörlerinin poliçelerine gösterecekleri itina, ürünün geleceğini belirleyecektir.
Bazı kesimler gömülü sigortacılığı, acentelerin sonu olarak yorumluyor. Ancak ben bu görüşe katılmıyorum. Doğru yönetildiğinde gömülü sigortacılık, acentelerin rakibi değil, tam tersine acentelerin yeni müşteri kazanım projeleri olabilir.
Çünkü hiçbir dijital platform, hasar anında müşterinin yanında duran, gerektiğinde sigortalının hakkını savunan bir acentenin yerini alamaz.
Ancak burada önemli olan nokta şudur:
Dijital platformlara yazılım desteği ve hatta ürün dizayn desteği veren sigorta şirketleri, acentelerin yanında da benzer şekilde duracak mı? Acenteler bu tür ürünler için teknik departmanların kapılarını çaldığında şirketler acenteyi teşvik mi edecekler, yoksa tahdit mi edecekler? Ya da bir zamanlar yanlış yaptıkları gibi ürünü kendileri için fırsat görüp captive acente peşinde koştukları gibi sigorta gömecek ürün satıcıları peşinde mi koşacaklar? Eğer bu olursa; bir de ürün veya hizmet içerisine yerleştirilen ürün sadece fiyat odaklı çalışır, müşteriyi alternatiflerden haberdar etmez, eksik bilgilendirme yapar ve tüm süreci sigorta dağıtım sisteminin dışına taşırsa; bu durum yalnızca acenteleri değil, tüketiciyi de mağdur edeceği gibi, sigorta şirketleri ürüne sigorta poliçesi gömmek yerine sigorta sektörünü reel sektöre gömdürmüş olacaklar.
Aslında gömülü sigortacılık, doğru kurallarla sektörün büyümesini sağlayabilir. Bu sebeple gömülü sigortacılığın sağlıklı gelişebilmesi için güçlü bir hukuki çerçeveye ihtiyaç vardır.
Yetkili olmayan yapıların fiilen sigorta satışı yapmasının önüne geçilmeli, tüketici hangi şirketten hangi teminatı aldığını açıkça görebilmeli, karşısında sorumlu bir yetkili bulunmalıdır.
Aksi hâlde teknoloji şirketleri sigortacılığın imkânlarından yararlanırken, sorumluluk tamamen sigorta şirketlerinin ve acentelerin üzerinde kalacaktır.
Sigortacılık tarihi bize önemli bir gerçeği gösteriyor: Her teknolojik dönüşüm önce korkuyla karşılanmış, sonra doğru yönetildiğinde sektörün büyümesine katkı sağlamıştır.
Gömülü sigortacılık da bunlardan biridir.
Asıl mesele, teknolojiyi durdurmak değildir. Asıl mesele, teknolojiyi sigortacılığın temel değerleriyle uyumlu hâle getirmektir. Çünkü sigortacılık, poliçe düzenlemekten de öte güven inşa etmektir.
Ve güven, hâlâ insanların insanlar için ürettiği en değerli teminattır.
Sağlık, huzur, refah ve güvenle kalın.

