Makale: COVID-19’un Türk sigorta sektörüne etkileri

Dr. Hasan Meral-

Pandeminin ilk günlerinde Covid-19’un sigorta sektörüne muhtemel etkileri konusunda çeşitli görüşler dile getirilmiş, bu görüşlerin birçoğu salgının negatif sonuçları üzerine yoğunlaşmıştı. Özellikle iş durması, alacak ve işsizlik sigortaları, pandemi kaynaklı katastrofik hasarların oluşabileceği branşlar olarak ön plana çıkartıldı. Bununla birlikte, 2001’deki ebola salgını sonrasında birçok sigorta ürününde pandemi kaynaklı risklerin kapsam dışında bırakılmış olması, salgının sigorta sektöründe katastrofik hasarlara yol açmasının önüne geçti.

Dr. Hasan Meral

Türk sigorta sektöründe ise bahse konu ürünlerin toplam üretim içindeki payının çok düşük olması, pandemi kaynaklı riskleri sınırlayan önemli etmen oldu. Pandeminin Türk sigorta sektörü için yarattığı en büyük tehditlerden birisi azalan ekonomik aktiviteye bağlı tüketici talebindeki daralma ihtimaliydi. Ancak Türk sigorta sektörü pandeminin yarattığı tüm olumsuzluklara rağmen 2020 yılında bir önceki yıla göre %19,2 büyüyerek süreçten en az etkilenen sektörlerin birisi oldu.

Covid-19’un Türk sigorta sektörü üzerindeki etkilerini incelediğimiz bu yazı dizisini üç bölümde sizlere sunacağız.

  1. Covid-19 Sonrası Türk Sigorta Sektörünün Genel Görünümü
  2. Covid-19’un Türk Sigorta Sektörü Hayat Dışı Branşları Üzerindeki Etkisi
  3. Covid-19’un Türk Sigorta Sektörü Hayat Branşı Üzerindeki Etkisi
Covid-19 Sonrası Türk Sigorta Sektörünün Genel Görünümü

2019 yılını 69 Milyar TL prim üretimi ile kapatan Türk sigorta sektörü, bunun karşılığında reel sektöre 129 Trilyon TL tutarında teminat sağladı. Aynı yılda prim üretiminin GSYH’ya oranı ise %2,78’e ulaştı. Bu oranın 2015 yılında %2,05 olduğu ve yıllar içinde kademeli olarak arttığı göz önünde bulundurulduğunda, Türk sigorta sektörünün pandemi öncesi dönemde istikrarlı bir büyüme performansı ortaya koyduğu sonucuna ulaşıyoruz.

Yüksek bir büyüme ivmesi ile 2020 yılına başlayan Türk sigorta sektörü, pandeminin Türkiye’de etkili olmadığı ilk üç ayda da güçlü büyüme performansını sürdürdü. Nisan ayından itibaren büyüme ivmesi azalmış olsa da sektör 2020 yılını %19,2’lik bir büyüme ile kapattı. Bununla birlikte toplam poliçe adetlerindeki değişime bakıldığında, 2020 yılında satılan poliçe adetinin 2019 yılından yaklaşık 3 Milyon eksik olduğu görülüyor. 2020 yılı prim üretimindeki reel büyümenin %4,06 olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, Türk sigorta sektörünün 2020 yılı büyümesinin enflasyon ve maliyet artışlarına bağlı olarak ortalama primlerin yükselmesinden kaynaklandığı yorumunu yapabiliriz.

Türk Sigorta Sektörü 2020 Yılı Performansı

Türk sigorta sektörünün 2020 yılı prim üretimlerine bakıldığında ilk dikkati çeken hayat ve hayat dışı branşların büyüme oranları arasında yaklaşık 10 puanlık bir fark olduğu. Hayat branşında hem poliçe adetleri hem de prim üretimi önemli ölçüde artmış. Hayat dışı branşta ise büyüme büyük oranda sağlık, yangın, kara araçları gibi belli başlı alt branşlardan geliyor, yani genele yayılmış bir büyüme performansı söz konusu değil.

Covid-19’un Türk sigorta sektörü üzerindeki muhtemel etkileri değerlendirildiğinde, ön plana çıkan risklerden bir tanesi hasar prim oranlarının artması ve buna bağlı olarak da finansal performansın düşmesi olarak gösterilmişti. Öte yandan sektörün 2019 ve 2020 yılı finansal performansları hayat dışı ve hayat branşları özelinde karşılaştırıldığında, pandeminin finansal sonuçlar üzerinde önemli bir negatif etkisinin olmadığı görülüyor.

Tablo 1. Türk Sigorta Sektörünün 2019 ve 2020 Yılı Karlılık Sonuçları (Milyon TL)

Teknik Sonuç 2019 2020
Hayat Dışı Hayat Toplam Hayat Dışı Hayat Toplam
Brüt Yazılan Primler 57.896 11.359 69.255 68.152 14.431 82.584
Teknik Kar 5.027 2.251 7.278 8.073 2.575 10.648
Brüt Teknik Kar Oranı 8,68% 19,82% 10,51% 11,85% 17,84% 12,89%
Brüt Hasar Prim Oranı 70,23% 33,00% 63,63% 66,01% 32,42% 59,54%

Kaynak: Türkiye Sigorta Birliği (TSB)

Yukarıdaki tabloda paylaşıldığı üzere sigorta sektörünün hasar prim oranları 2020 yılında hem hayat dışı hem de hayat branşında düşmüş.  Bununla birlikte teknik karlılıklar incelendiğinde hayat dışı branşın teknik karı artarken, hayat branşının teknik karının sınırlı şekilde düştüğü gözleniyor. Hayat branşının teknik karlılığındaki bu düşüş, faaliyet giderlerinde yaşanan artıştan kaynaklanıyor. Bu bağlamda Türk sigorta sektörünün pandemi döneminde ne gerçekleşen hasarlar ne de teknik karlılık bakımından önemli bir negatif etkiye maruz kalmadığını söyleyebiliriz.

Covid-19’un Türk Sigorta Sektörünün Dijitalleşmesine Etkisi

Covid-19’un tüketici davranışları üzerinden en belirgin etkilerinden biri e-ticaret harcamalarındaki artış oldu. Türkiye’de e-ticaret sektörünün ticaret hacmi 2020 yılında bir önceki yıla göre %66 arttı. Pandemi döneminde sigorta ürünlerinin e-ticaret kanallarından satış oranlarına bakıldığında ise hayat dışı ve hayat branşlarında farklı sonuçlarla karşılaşıyoruz.

Hayat branşında e-ticaret satışlarının toplam satış içindeki payı son beş yılda %0,7’den %12,1’e ulaşmış. Bu artışın en önemli nedenlerinden biri hayat branşının dağıtım kanalı yapısıdır. 2020 yılında hayat sigortalarının %84’ü bankalar aracılığıyla satılmış. Bankalar her ne kadar sigorta şirketlerinin acenteleri olarak konumlandırılmış olsalar da geleneksel acentelerle kıyaslandıklarında çok daha ileri teknolojik imkanlara sahipler. Öte yandan hayat sigortalarının önemli bir kısmı bankalar tarafından verilen kredilerle bağlantılı olarak satılıyor. Bankacılık işlemlerinin dijital kanallara kayması, bu işlemlerle bağlantılı olarak sunulan hayat sigortalarının da dijital kanallardan satılmasını sağlıyor.

Hayat dışı sigorta satışlarında e-ticaret kanalının payına bakıldığında, pandeminin bu alandaki dijitalleşme üzerinde önemli bir etkisinin olmadığını anlıyoruz. Türkiye’de en büyük e-ticaret hacmine sahip hayat dışı branş olan kara araçları branşında e-ticaret kanalının payı 2016 yılında %1’in altında iken aradan geçen beş yıla rağmen bu oran hala %1’e ulaşamamış.

Hayat branşındaki hızlı dijitalleşmenin temel nedeni olan dağıtım kanalı yapısı, hayat dışı branştaki yavaş dijitalleşmenin de ana nedenidir. Türkiye’de hayat dışı branşta acente kanalının üretim payı %57’dir. Acentelerin toplam üretim içindeki payının bu denli büyük olması yalnızca kolay ulaşılabilir olmalarından değil müşterilerine sigorta süreçleriyle ilgili önemli bir danışmanlık hizmeti de sunuyor olmalarından kaynaklanıyor. Bu durum hayat dışı sigorta satışların dijital ortama taşınmasının hayat branşına göre daha fazla çaba gerektirdiğini gösteriyor.

Tüm bunların sonucunda, pandemiyle artan dijital tüketim eğiliminin Türk sigorta sektörü üzerindeki etkisinin sınırlı olduğunu ifade etmek zorundayız. Özellikle hayat dışı branşlarda e-ticaret kanalının üretim payı neredeyse hiç artmadı. Hayat branşındaki artış ise mobil bankacılık uygulamaları ve kredi bağlantılı ürünler sayesinde sağlanabildi. Bu açıdan bakıldığında Türk sigorta sektörünün pandemi ile ayağına gelen dijitalleşme fırsatını teptiğini söyleyebiliriz.

Yazı dizimizin bir sonraki bölümünde Covid-19’un Türk sigorta sektörü hayat dışı branşları üzerindeki etkisini detaylı olarak inceleyeceğiz.