Dr. Hasan Meral: Covid-19’un Türk Sigorta Sektörü Hayat Dışı Branşları Üzerindeki Etkisi

-Dr. Hasan Meral

Covid-19’un Türk sigorta sektörü üzerindeki etkisini incelediğimiz yazı dizisinin ilk bölümünde Covid-19 sonrası Türk sigorta sektörünün genel görünümü incelemiştik. Bu ayki sayıda ise Covid-19’un hayat dışı branşların performansını nasıl etkilediğini aktarmaya çalışacağız.

Türkiye’deki hayat dışı sigorta sektörünün 2020 yılı performansı değerlendirildiğinde, prim üretiminin bir önceki yıla göre %18 arttığı ancak poliçe adetlerinin %6 düştüğü görülüyor. Buna göre üretilen toplam poliçe sayısı azalmış ancak ortalama prim arttığı için toplam prim üretimi de artmış. Türkiye gibi enflasyonist ekonomilerde sigorta sektörünün performansını değerlendirmek için prim üretimi tek başına yeterli bir gösterge niteliği taşımıyor. Zira ortalama primler enflasyon ve maliyet etkisi ile artabiliyor, bu da prim üretiminde reel olmayan büyümelere neden olabiliyor. Bu durumun bir örneğinin 2020 yılında yaşandığı anlıyoruz.

Trafik üretiminde gerileme

2020 yılında hayat dışı sigorta branşının genel görünümüne bakıldığında, en büyük dört branşın toplam prim üretiminin %76’sını oluşturduğu göze çarpıyor. En büyük branş olan Kara Araçları Sorumluluk branşı tek başına %30’luk bir paya sahip. Büyük oranda trafik sigortası üretimlerinden oluşan bu branşın toplam poliçe sayısı bir önceki yıla göre aynı kalmış. Prim üretimi ise nominal olarak artmış ancak reel olarak azalmış. Kara Araçları Sorumluluk branşının son beş yıllık büyüme performansı değerlendirildiğinde, branşın sigorta sektörü ortalamasının altında büyüdüğü dikkat çekiyor. Branşın 2016 yılında sahip olduğu %36’lık üretim payı 2020 yılında %30’a gerilemiş. Trafik sigortasının Türkiye’deki sigortalılık oranı değerlendirildiğinde, 2019 yılında %81,6 olan sigortalılık oranının 2020 yılında %80,9’a düştüğü anlaşılıyor. Bu noktada zorunlu bir sigorta olan trafik sigortasının pandemi döneminde ülke ekonomisinin içinde bulunduğu ekonomik zorluklardan doğrudan etkilendiği ve bu nedenle de penetrasyon kaybına uğradığı yorumu yapılabilir.

Kaskoda yaygınlık artmadı

Hayat dışı sigorta branşındaki en büyük ikinci branş olan Kara Araçlarının 2020 yılı prim üretimi, kara araçları sorumluluk branşına benzer şekilde nominal olarak artmış ancak reel olarak azalmış. Poliçe adetleri açısından değerlendirildiğinde toplam poliçe adetinin %11 oranında arttığı görülüyor. Bu durumda ortalama primlerin reel olarak önemli ölçüde azaldığı anlaşılıyor. Aynı dönemde Türkiye’deki motorlu araçların kasko sigortalılık oranı %24,8’den %26,1’e yükselmiş. Ancak branşın son beş yıllık prim üretim performansına bakıldığında, bu alandaki büyümenin sektör ortalamasının altında kaldığı dikkat çekiyor. 2016 yılında kara araçları branşının toplam hayat dışı branştaki üretim payı %17,4, motorlu araçların kasko sigortalılık oranı ise %25,8’miş. Birçok açıdan Türk sigorta sektörünün lokomotifi kabul edilen kara araçları branşının son beş yıldaki prim artışı büyük oranda ülke ekonomisindeki büyüme ile sağlanmış, sigorta ürünlerinin topluma yaygınlığı konusunda önemli bir gelişim sağlanamamış diyebiliriz.

Yangın ve Doğal Afetlerde adetler düştü

Yangın ve Doğal Afetler branşının 2020 yılı performansı değerlendirildiğinde, prim üretiminde reel olarak bir artışın sağlandığı ancak poliçe adetlerinin düştüğü gözleniyor. 2016 yılı ile 2020 yılları arasında DASK poliçe sayısı %20 oranında, DASK dışı poliçe sayısı ise %5 oranında artmış. Aynı dönemde Türkiye geneli DASK sigortalılık oranı %43’ten %58’e ulaşmış. Bu açıdan bakıldığında Yangın ve Doğal Afetler branşı büyümesinin büyük oranda DASK tarafından sağlandığı, bu branşta yer alan bireysel ve ticari diğer sigortaların büyümesinin ise sınırlı kaldığı söylenebilir.

Hayat dışı branşları arasında detaylı olarak incelenecek son branş olan Hastalık Sağlık branşı, Covid-19 pandemisiyle birlikte en fazla gündeme gelen sigorta branşı oldu. Pandemiyle birlikte tüketicilerin sağlık endişelerinin artması ve kamu sağlık sisteminin tek başına yetersiz kalabileceği düşüncesi, gözlerin özel hastanelere ve dolayısıyla özel sağlık sigortalarına çevrilmesini sağladı. Covid-19’un Türkiye’de etkili olmaya başladığı tarihlerde salgın hastalıklar ülkede sunulan özel sağlık sigortalarının neredeyse tamamında teminat kapsam dışında bırakılmış durumdaydı. Buna rağmen Türkiye’de ilk Covid-19 vakasının görülmesinden itibaren ilk bir ay içinde sağlık sigortası şirketlerinin birçoğu Covid-19 tedavi masraflarını karşılayacaklarını açıkladılar. Sağlık sigortası şirketlerinin bu konuda gösterdiği proaktif yaklaşım hem sektörün itibarını artırdı hem de karşılaşılması muhtemel itiraz ve tepkilerin önüne geçilmesini sağladı.

Seyahat hariç sağlıkta büyüme

Türk sağlık sigortası sektörü 2020 yılını %21’lik nominal ve %5’lik reel büyüme ile kapattı. 2020 yılında poliçe adetlerinde yaşanan %33’lük düşüş ise büyük oranda seyahat sağlık sigortası poliçelerindeki azalmadan kaynaklandı. Tüm dünyada uygulanan seyahat kısıtlamalarına bağlı olarak seyahat sağlık sigortası poliçe adetleri bir önceki yıla göre %63 oranında azaldı. Öte yandan seyahat sağlık sigortası dışındaki sağlık poliçe adetlerinde de bir artış gözlemleniyor. Bu durum, hastalık sağlık branşındaki prim üretimi artışının büyük oranda ortalama prim tutarlarındaki artıştan kaynaklandığını ortaya koyuyor.

Covid-19’un Türkiye’deki hayat dışı sigorta sektörünün hasar/prim oranlarına etkisine bakıldığında, 2020 yılında gerçekleşen hasar tutarının artmış olmasına rağmen kazanılmış primin daha büyük bir oranda artması nedeniyle hasar/prim oranının düştüğü görülüyor. İlk bakışta global çapta bir pandeminin sigorta sektöründe özellikle de sağlık branşında daha büyük bir negatif etkisinin olması beklenebilir. Ancak pandemi döneminde değişen tüketici davranışları incelendiğinde, hayat dışı sigorta sektörünün hasar prim oranındaki azalış daha net şekilde anlaşılıyor.

Hayat Dışı Branşlar 2019 ve 2020 Yılları Kazanılmış Prim ve Gerçekleşen Hasarlar (Milyon TL)

Branş Adı 2019 2020
Kazanılmış Prim Gerçekleşen Hasar Brüt Hasar/Prim Oranı Kazanılmış Prim Gerçekleşen Hasar Brüt Hasar/Prim Oranı
Kara Araçları Sorumluluk 15.421 15.194 98,53% 17.991 15.700 87,27%
Kara Araçları 8.604 5.767 67,02% 9.797 6.292 64,22%
Yangın ve Doğal Afet 7.815 2.911 37,25% 9.344 4.195 44,90%
Hastalık Sağlık 7.352 5.542 75,37% 9.193 5.771 62,77%
Hayat Dışı Toplam 51.166 35.931 70,23% 59.730 39.427 66,01%

Kaynak: Türkiye Sigorta Birliği (TSB). İstatistikler, Teknik Gelir Tabloları.

Yukarıdaki tabloda prim üretimi büyüklüklerine göre sıralanmış branşlar ve hayat dışı sigorta branşının toplam hasar prim oranları yer almakta. Kara Araçları Sorumluluk ve Kara Araçları branşlarında gerçekleşen hasar rakamlarının 2020 yılında sınırlı bir şekilde arttığı görülüyor. Gerçekleşen hasar tutarlarındaki artışın kazanılmış primdeki artışa oranla düşük kalmasının ana nedenlerinden biri pandemi döneminde sokağa çıkma yasaklarına bağlı olarak azalan trafik yoğunluğu olduğu söylenebilir. İncelenen branşlar arasında 2020 yılında hasar prim oranı artan tek branş Yangın ve Doğal Afet branşıdır. Öte yandan bu branştaki hasar prim artışının Covid-19 ile bağlantılı olduğuna dair herhangi bir kanıta rastlayamadım. Zira branşın hasar prim üretimi son beş yılda %37 ila %57 arasında dalgalanıyor.

Covid-19’un Türk sigorta sektöründe hasar prim oranlarını negatif etkilemesi en muhtemel branşların başında Hastalık Sağlık branşı yer alıyordu. Daha önce de bahsettiğim üzere salgın hastalıklar Türkiye’deki sağlık sigortalarının teminat kapsamına girmemesine rağmen, sigorta şirketleri pandeminin ilk günlerinde aldıkları karar ile Covid-19’u teminat kapsamına aldı. Buna rağmen 2020 yılında Hastalık Sağlık branşında gerçekleşen hasarlarda önemli bir artış olmadı. Her ne kadar Covid-19 kaynaklı tedavi masraflarında artış olsa da çok sayıda kişi hastanelerdeki bulaş riski nedeniyle acil olmayan tedavilerini erteledi, bunun sonucu olarak da toplam tedavi giderlerinde büyük bir değişim yaşanmadı. Covid-19 tüketicilerin sağlık riskleriyle ilgili endişelerini artırdı, sağlık sigortası branşının prim üretimi arttı ancak bu endişelerin gerçekleşen hasara etkisi sınırlı kaldı.

Kredi branşında hasar prim oranın düştü

Covid-19’un Türk sigorta sektörü hasar prim oranları üzerindeki etkisi analiz edilirken üzerinde durmamız gereken bir diğer branş da Kredi branşı. Kredi branşı ülkedeki ekonomik aktivitelerden doğrudan etkilenen alacak sigortası ve kredi sigortası ürünlerini bünyesinde barındırıyor. Covid-19 sonrası dünya genelinde yaşanan ekonomik durgunluk düşünüldüğünde, kredi branşındaki hasarların tüm dünyada artacağı hatta sigorta sektörünü küresel olarak etkileyebilecek düzeylere ulaşabileceği yorumları yapılmıştı. Ancak Türkiye özelindeki duruma bakıldığında pandemi döneminde kredi branşının hasar prim oranın düştüğü görülüyor. Bu oran 2019 yılında %44,9 iken 2020 yılında %42,1 olmuş.

Branşın hasar prim oranındaki düşüsün temel nedeni, pandemi koşullarında alacakların sigorta şirketleri aracılığıyla tahsilinin reel sektörü çok ciddi problemlere yol açabilecek olması.  Zira şirketler alacaklarını sigorta şirketleri aracılığıyla tahsil ettiklerinde alacak sigorta şirketlerine geçmekte ve sigorta şirketleri de bu alacakları hukuki yollardan tahsil etmeye çalışmaktalar. Ekonomik aktivitenin bu denli yavaşladığı dönemlerde borçlu firmaların dışsallıklarının yüksek olması, reel sektörde zincirleme zararlara neden olabileceğinden, şirketler bu dönemde alacaklarını öteleme veya geleneksel yöntemlerle tahsil etme yoluna gittiler.

Yazı dizimizin bu ayki bölümünde Covid-19’un Türk sigorta sektörü hayat dışı branşları üzerindeki etkisini ana hatlarıyla incelemeye çalıştık. Bir sonraki bölümde pandeminin 2020 yılında Türk sigorta sektörü hayat branşının performansını nasıl etkilediğine bakacağız.