Şirketler yetkin çalışan bulamıyor

Diplomaya sahip olmak, yabancı dil bilmek artık şirketler için yeterli değil. Şirketlerin çalışanlarından bilgi ve beceri anlamında beklentileri artarken her 4 işverenden 3’ü ihtiyaç duydukları yetkinlikte çalışan bulmakta zorlandığını belirtiyor. Bazı şirketler ise eğitimler düzenleyerek çalışanlarını geliştirmenin yolunu tercih ediyor. Özellikle Marka Yönetimi, Girişimcilik, Yeni Nesil İş Modelleri, Yaratıcı ve Tasarım Odaklı Düşünme, Kişisel Markalaşma, Zaman Yönetimi gibi eğitimlere ilgi arttı.

Şirketlere ve çalışanlara eğitimler veren Hanersman Danışmanlık Kurucusu, Akademisyen Yazar Ecehan Ersöz “Dijitalleşme, dijital dönüşüm ve endüstri 4.0 kavramları iş dünyasının doğasını önemli ölçüde değiştirdi. Bu değişim şirketlerin içinde bulunduğu rekabet koşullarına daha hızlı uyum sağlamasını ve çevik olmasını gerektiriyor. Öyle ki bu alanlardaki değişim, pandeminin de etkisiyle iyice hızlandı” dedi.

İş dünyası değişiyor

İş dünyasının büyük bir değişim geçirdiğini aktaran Ersöz, “Endüstri 4.0 ile ilişkili olarak işveren ve çalışanları benimsemesi gereken yaklaşımlar Work (İş) 4.0, Employee (İşgücü/Çalışan) 4.0 ve Employer (İşveren) 4.0 kavramlarıyla tanımlanıyor bir süredir. Burada iş, işgücü ve işverenlerin endüstri de dijital teknolojilerin artması ile sahip olması gereken düşünce yapısı ve yetkinlikler tanımlanıyor. İş dünyasını oluşturan bu 3 bileşenin doğru şekillenmesi ‘işin geleceği’ için büyük öneme sahip. Bu durum hem işverenler hem de çalışanlar için dijital çağa artık daha hızlı uyum sağlama ihtiyacını ortaya çıkarıyor. Dolayısıyla şirketlerin çalışanlarından bilgi ve beceri anlamında beklentileri de arttı” diye konuştu.

Beklentiler yükseldi

Şirketlerin farkındalığı yüksek, üretken, iletişimi kuvvetli, inisiyatif alabilen, yaratıcı düşünen çalışanlara daha fazla ihtiyaç duyduklarını kaydeden Ersöz, “Bu değişim ve farklılaşma ortamında, iş yapma yöntemleri sürekli değişirken, şirketlerin ve çalışanların kazanılması gereken çeşitli becerilerin ve yetkinliklerin farkında olmaları gerekiyor. Bu yetenekler hem pozisyonla ilgili teknik konuları hem de kişisel gelişime dair konuları içeriyor. Bu doğrultuda şirketler çalışanlarının marka yönetimi, müşteri deneyimi, yaratıcı ve tasarım odaklı düşünme, yeni nesil iş modelleri eğitimlerini almalarına öncelik veriyorlar. Kendini bu konularda geliştiren adaylar ise iş başvurularında daha şanslı konumda oluyorlar” ifadelerini kullandı.

‘Yeni teknolojiler bilinmeli’

Çalışanların yeni teknolojileri, şirketin mevcut iş modeline sarsıcı bir etki yapabilecek trendleri keşfedebilmelerinin çok önemli olduğunu kaydeden Ersöz, “Örneğin sektörünüzdeki müşteri deneyimini artıracak yeni bir girişim var mı? Bu gelişme sizin geleceğinizi nasıl etkileyebilir? Şirketlerin müşterilerinin davranışlarında yaşanan değişimler neler? Dijital teknolojiler ile müşterilerinize fark yaratan katkılar sağlayabilir misiniz? Dijital teknolojiler ile müşterilerinize fark yaratan katkılar sağlayabilir misiniz?” dedi.

‘Pazarlama ve marka yönetimine hâkim olunmalı’

Marka yönetimi eğitiminin şirketlerin her departmanındaki çalışanların alması gerektiğine dikkat çeken Ersöz, şunları söyledi: “Sadece marka yönetimi ve pazarlama bölümlerinin alması gerektiği düşünülmemeli. Tüm şirket çalışanları aslında o markanın elçisidir. Marka yönetimine dair farkındalık şirket çalışanlarının eylemlerinde bütünleştirici etki yapar, verimlilik artar. Üretimden finansa satın almadan lojistiğe herkesin marka misyonu ve vizyonunun, değer önerisinin, markanın hedef kitlesinin kim olduğunun bilinciyle çalışması sinerji yaratır. Aksi takdirde aynı şirket çatısı altında bir araya gelmiş ama günün sonunda yaptığı çalışmaların neyi amaçladığını bilmeyen bir topluluk ortaya çıkar. Bu da iş dünyasının dinamiklerini göz önüne alırsak şirketlere büyük sorunlar yaşatır. Her departmandaki çalışanların müşteriye yönelik empati yapabilmesini isteyen şirketler marka yönetimi eğitimine önem veriyorlar.”

Bu ihtiyaçların farkında olan işveren ve çalışanlar da var. Ersöz, bu sebeple kendisinin düzenlemiş olduğu Marka Yönetimi, Girişimcilik, Yeni Nesil İş Modelleri, Yaratıcı ve Tasarım Odaklı Düşünme, Kişisel Markalaşma, Zaman Yönetimi gibi eğitimlere talebin arttığının bilgisini verdi.

Yetenek açığı oranı Türkiye’de yüzde 71

World Economic Forum’da yer alan bilgilere göre ise iş dünyasında pandeminin de bir sonucu olarak bir dönüşüm yaşandığını aktaran Ersöz, “Şirketler verimlilik için yeniden yapılanıyor ve mezuniyet derecelerinin yanında beceriler için işe alım yapıyor. Manpower Group tarafından 2022’nin 3.çeyreğinde 40 ülke ve bölgede 40 binden fazla işveren ile gerçekleştirilen ‘Küresel Yetenek Açığı 2022’ araştırmasına göre 4 işverenden 3’ü 2022’de ihtiyaç duydukları yetkinlikte çalışan bulmakta zorlanıyorlar. Küresel yetenek açığı küresel bazda 2010 yılında yüzde 31 seviyesindeyken 2022 yılında yüzde 75 seviyesine ulaşmış durumda. Rapora göre yetenek açığı oranı Türkiye için yüzde 71 değerinde” dedi.

Bunlara sahip olan kazanır!

Ersöz, Forbes’da yer alan bir makale gelecekte iş dünyasında odaklanılması ve kazanılması gereken yetkinlikleri ise şu şekilde özetledi:

1. Eleştirel Düşünme: Önyargılarımızdan ve klasik kabullerden olabildiğince uzak ve objektif bir şekilde bir konu üzerinde düşünebilmek. Buradan işletmeler için farklılaşma yaratacak fikirler çıkarabilmek.

2. Duygusal Zeka (EQ) ve Empati: Duygularınızın ve başkalarının duygularının farkında olma yeteneği.

3. Yaratıcılık: Hayal etme, hayal kurma ve yeni fikirler üretme yeteneği.

4. İş birliği ve Takım Çalışması: Başkalarıyla uyumlu çalışma.

5. Kişilerarası İletişim Becerileri: Yazılı, sözlü ve görsel bilgi yoğunluğu yaşadığımız çağda dinleyebilme, anlayabilme ve fikirlerinizi iletebilme.

6. Uyarlanabilirlik ve Esneklik: Değişimlere, farklı bakış açılarına uyarlanabilir bir zihniyete sahip olmak.

7. Kültürel Zeka, Çeşitlilik ve Kapsayıcılık Bilinci: Çeşitlilik ve kapsayıcılık iş dünyasının önde gelen konularından. Küresel ve dijital dünyada işyerleri ve toplumların daha çeşitli hale geldiği gerçeğinin farkında olmak gerekiyor. Bu yaklaşım başkalarıyla ilişki kurabilmek ve iş yapabilmek için farklı geçmişlere sahip bireylerle etkin bir şekilde çalışabilmesi anlamına geliyor.

9. Liderlik: Şirketlerdeki yönetim kademelerinde yöneticiden ziyade lider misyonuna sahip olmak, ekibine inisiyatif verebilmek.

10. Etik Farkındalık: İşin ve teknolojinin müşteriler, çalışanlar ve diğer paydaşlar (çevre dahil) üzerindeki etik etkilerini anlamak.

11. Kişisel Marka Yönetimi ve İş İlişkileri Kurma: Kişisel markalaşma bireylerin hem kendi temsili hem de yer aldıkları şirketi temsil etmeleri için son derece önemli. Doğru kişisel markalaşma itibar ve etkili iş sonuçları elde etmeyi sağlıyor.

12. Zaman Yönetimi: Çalışma şeklini daha etkili ve verimli hale getirmek.

13. Merak ve Sürekli Öğrenme: Gelişim zihniyetini sürdürmek ve kişisel ve profesyonel olarak öğrenmeye ve büyümeye devam etmeyi sağlamak.

14. Değişim Yönetimi: Şirketlerde dijital dünyanın gerekliliklerinin getirdiği, gerçekleşmesi gereken değişiklikleri kabul etmek, fikir katkısı sağlamak, çatışma yaratmamak, değişim süreci yönetimine katkı sağlamak.

15. Kendine İyi Bakmak: İş-yaşam dengesini bulmak, ruhsal, fiziksel ve zihinsel sağlığa dikkat etmek.