Yaşlanma; biyolojik, psikolojik ve sosyolojik süreçlerde gerçekleşirken, bu değişimin fiziksel farklılaşmadan zihinsel yeteneklere kadar uzandığını günümüzde açıkça görüyoruz. Yaş ilerledikçe kronik hastalıkların artışı, sosyal yalıtım ve rol kayıpları meydana geliyor.
****
Tedavi ve bakım masraflarının karşılanmasındaki zorluklar, başkalarına bağımlı hale gelme korkusu, demans ve bilişsel işlev kaybı gibi nörolojik hastalıklar; bireylerin bildiği ancak planlayamadığı belirsizlikler olarak karşılarına çıkıyor. Bu durum, bireylerin yaşlılık dönemine yönelik kaygı ve korku duymalarına sebep olurken, gelişmiş ülkelerde bu korku ve kaygının uzun süreli bakım sigortası ile minimize edildiğini görüyoruz.
Sigortacılar olarak biz bu durumun farkındayız. Peki, Türkiye’deki farklı sosyoekonomik gruplarda bu konuya bakış ve farkındalık ne düzeyde? Bu sorudan yola çıkarak, İstanbul Kültür Üniversitesi ve İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi öğrencilerimle beraber bir araştırma yaptık. Bu metodolojik ve kesitsel çalışmaya, sosyoekonomik düzeyi düşük ve yüksek bölgelerde yaşayan toplam 300 erişkin gönüllü (her grupta n=150) dahil edildi. Araştırma; 18-35, 36-50 ve 51 yaş ve üzeri olmak üzere 3 grup üzerinde gerçekleştirildi.
Yüz yüze görüşmelerle uygulanan ölçek; demografik özellikler, yaşlılığa bakış, demans bilgi düzeyi, AD8 ve Mini-Cog değerlendirmeleri, bakım beklentileri, sigorta deneyimi, sigorta sistemine güven, demansa yönelik uzun dönem bakım sigortası farkındalığı, kabulü ve ödeme istekliliğini kapsayan çok boyutlu Likert tipi maddelerden oluşturuldu. Geliştirilen ölçek, demansa yönelik uzun dönem bakım sigortası farkındalığı ve kabulünü ayırt etmede başarılı psikometrik özellikler gösterdi.
Yaş grubuna göre bakış açısı farklılaşırken, yüksek sosyoekonomik grupta farkındalık, kabul ve ödeme istekliliği anlamlı düzeyde yüksek çıktı. Ailede demans öyküsü veya bakım deneyimi bulunan bireylerde ise düşük sosyoekonomik düzeye rağmen sigorta kabulünün belirgin olarak yüksek olduğu görüldü. Eğitim düzeyi demans bilgi düzeyi ve sigorta farkındalığı ile pozitif ilişki gösterirken, demans gelişme korkusu sigorta yaptırma niyetinin bağımsız belirleyicisi olarak saptandı. Sigorta sistemine duyulan güven ile ödeme istekliliği arasında güçlü pozitif ilişki bulundu.
Bu yazımda, araştırmaya katılan bireylerin yaşlılığa ve demansa bakışına yer vermek istedim. Çalışmamız şu sonuçları ortaya koydu:
- Tüm yaş gruplarında, yaşlılık döneminin etkilerini gidermede ekonomik imkânlar öncelikli öneme sahiptir (%80–90).
- Farklı sosyoekonomik gruplar; yaşlılık döneminde sağlık hizmetlerine erişimi, bakım destek hizmetlerini, ekonomik güvenceyi ve sosyal desteği önemsemektedir.
- Yaşam konforunu destekleyecek bakım hizmetlerinin devlet destekli sigorta ürünleriyle sunulması gerektiği düşünülmektedir. Ayrıca kişisel bağımsızlığın, yaşlılıkta yaşam konforu için önemi büyüktür. Yaşlılık döneminin güvence altına alınması ve bakım ihtiyaçlarına yönelik planlamaların yapılması, bireylerin bu döneme hazır olması adına önemsenmektedir.
- Yüksek gelir grubunda, özellikle 51 yaş ve üzeri bireylerde; yaşlılık döneminde devlet destekli ekonomik imkânların sağlanması (%98), özel sigorta destekli bakım hizmetlerinin sunulması (%92) ve bağımsızlığın korunması (%98) görüşlerine katılım oldukça yüksektir.
- Buna karşılık düşük gelir grubundaki sonuçlar, özellikle 51 yaş ve üzeri bireylerde; aile ve çocuk desteğinin yaşlılığın en önemli güvencesi olduğu (%97) ve yaşlılığın sağlık sorunları nedeniyle endişe verici bir dönem olduğu algısının daha belirgin olduğunu göstermektedir. Bu da yaşlılığa ilişkin beklentilerin, ekonomik kaynaklara ve sosyal destek yapısına göre farklılaştığını ortaya koymaktadır.
Günümüzde yaşlanmayla beraber artan hastalıklar arasında demansın dikkat çekmeye başlaması, araştırmaya katılan kişilerin demans bilgi düzeyinin de ölçülmesini gerekli kıldı. Araştırmamız şunu gösterdi:
- Genç ve Orta Yaş (18-50 Yaş) Grubu: Demansın klinik bir hastalık olduğunun, ciddi bir ekonomik yük getirdiğinin ve profesyonel bakım gerektirdiğinin daha fazla farkındadır. Medikal okuryazarlıkları ileri yaş grubuna göre daha yüksektir.
- İleri Yaş (51+ Yaş) Grubu: Demansı “yaşlanmanın kaçınılmaz ve normal bir parçası” olarak görme, aile içinde çözülebilecek bir durum olarak algılama ve tanısal süreçlere (erken teşhisin önemi gibi) karşı daha mesafeli/karamsar yaklaşma eğilimindedir.
Çalışmamız, demans farkındalık eğitimlerinin verilmesinin kavram kargaşalarının giderilmesi için bir ihtiyaç olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca 51 yaş ve üzeri yüksek gelir grubunda, demansın uzun süreli profesyonel bakım gerektirdiği ve ciddi ekonomik yük oluşturabileceği konularındaki bilgi düzeyi, diğer gruplara kıyasla daha yüksek çıkmıştır.
Çalışma sonuçlarını bir sonraki köşe yazımda değerlendirmeye devam etmek istiyorum. Çünkü yaşlılarımızı önemsiyorum ve yaşam konforunun her yaşta korunması gerektiğini düşünüyorum.

