Arşivden: 60 yılda kasko hasar prim oranında yarı yarıya azalma

Sigorta Dünyası’nın arşivinde 1970 yılına gittiğimizde kasko üretim kırılımı ve hasar dağılımıyla ilgili bugünle kıyasladığında ilginç gelebilecek verilerle karşılaşıyoruz. 1967-69 arasında kasko sigortası olan her dört araçtan biri kazaya karışırken hasar prim oranı %122 olarak gerçekleşiyor. Günümüzde ise kaskodaki hasar prim oranı %61.

Arşivden sayfamız için Sigorta Dünyası’nı incelediğimizde, 1970 yılının Temmuz sayısındaki bir haberde kasko sigortalarıyla ilgili detaylı bir analiz yayınlandığını görüyoruz. O yıl düzenlenen Otomobil ve Kasko Sigortaları Seminerinde Milli Reasürans’ın sunduğu bildiriye dayanılarak hazırlanan habere göre, 1967-69 yıllarını kapsayan 24 aylık dönemde toplam 124 bin araç sigortalanmış. Bu araçların 47 bini hususi, 35 bini kamyon, 25 bini traktör, 10 bini otobüs ve 4 bini taksi. Prim üretimine bakıldığında ise kamyonda 15 milyon lira, hususide 8 milyon lira, otobüste 7 milyon liraya yaklaşan sonuçlarla karşılaşıyoruz. Taksideki prim üretimi ise 2 milyon lira.

Toplam üretim 35 milyon lirayken, ödenen ve muallak hasar toplamı ise yaklaşık 36 milyon lira. Bu arada, yine aynı sayıdaki başka bir haberden, 1969 yılında sektörün toplam prim üretiminin 483 milyon lira olduğunu tespit ediyoruz. 35 milyon liralık kasko üretimi iki yıllık olduğun göre yılda ortalama 17,5 milyon liralık üretim yapıldığını varsayarsak, kaskonun toplam üretimdeki payının %4’ün altında kaldığını görüyoruz. Günümüzdeki oran ise %13.

Taksiden bir al iki öde

Hasara gelindiğinde ise, 2 milyon lira prim toplanan taksilerde 4 milyon liralık toplam hasar gerçekleştiği görülüyor. Diğer araç türlerinde de toplam hasar, prim üretimini aşıyor.

Hasar frekansına bakmak o dönem yaşanan kaza sıklığını da gözler önüne seriyor. Kasko sigortası yaptıran taksilerde % 83, otobüslerde %42, hususilerde %29 ve kamyonlarda %22 oranında hasar frekansı görülüyor.

“Hasar nispeti” olarak verilen hasar prim oranı ise toplamda %122 olarak dikkat çekiyor.

Hususi otomobilde büyük artış

Günümüze gelip Türkiye Sigorta Birliği’nin web sitesindeki istatistikî verilere bakıldığında, 56 yılda tablonun nasıl değiştiği gözlemlenebiliyor. 2024 yılında 9 milyon 200 bin araç sigortalanırken bunların 6 milyon 800 binini otomobil segmenti oluşturuyor. Kamyonet ve kamyon toplamı 1 milyon 400 bin, otobüs ve minibüs toplamı 170 bin, taksi ise 7 bin 500 olarak karşımıza çıkıyor.

Burada göze çarpan husus, günümüzde kasko sigortalarının otomobil segmentinde yoğunlaşması. Bugün toplam kaskolu araçlar içinde otomobillerin payı %74. Yani kasko güvencesine girmiş dört araçtan üçü eskiden “hususi” adı verilen otomobil. 1969’a bakıldığında bu oran %38. Yani toplam kaskolu araçlar içinde hususi otomobil oranı neredeyse iki kat artmış. Kamyonun ise 1969’da %28 olan oranı bugün %15’e gerilemiş. Traktörde dramatik bir düşüş gerçekleşmiş. 1969’da %20 olan toplam sigortalı araçlardaki traktör oranı %3,5’e düşmüş.

H/P %122’den %61’e

Yukarıda 1967-69 aralığı için verilen %122’lik hasar prim oranına karşı günümüzde kaskoda %61’lik hasar prim oranı ile karşılaşıyoruz. Günümüzde araç sayısının 32 milyona çıkmasına rağmen aradaki bu dramatik fark, karayollarının iyileştirilmesi, trafik kurallarındaki denetimlerin artması ve sigortalı sayısının büyük sayılar kanununa uygun olarak artmasıyla açıklanabilir.

Trafik kazalarına yılda 6 bin 300 kurban veriyoruz

Öte yandan TÜİK’in açıklamasına göre, Türkiye’deki trafik kazaları sonucunda 2024 yılında 6 bin 352 hayatını kaybetti. Nüfusu Türkiye ile benzer olan Almanya ile kıyaslandığında bu sayının düşmesi gerektiği anlaşılıyor. Zira, Türkiye’nin yaklaşık iki katı (61 milyon) araç bulunan Almanya’da, Federal İş Sağlığı ve Güvenliği Birliği’nin açıklamasına göre, 2024 yılında 2 bin 770 kişi hayatını kaybetti. Bu mukayese, ülkemizin önünde bu alanda kat etmesi gereken bir hayli yol olduğunu gösteriyor.