47 yıl öncesinden gelen çağrı: Zorunlu yangın sigortası

Ankara’da 1978’de gerçekleşen YIBA Çarşısı yangını sigortasızlığın yarattığı yıkımı gözler önüne sermişti. Aradan geçen on yıllara rağmen yangın riski ve sigortasızlık sorunu halen çözülmüş değil. Sigorta Dünyası’nın o zamanki uyarıları, bugünün manşetleriyle örtüşüyor. 1978 YIBA Çarşısı yangınından sonra Toygun Dağlıer zorunlu yangın sigortasının önemini vurguluyor.

Ankara’daki YIBA Çarşısında 12 Mayıs 1978 günü akşam üzeri çıkan yangın 45 yurttaşın ölümü ve 500’e yakın iş yerinin tahrip olmasıyla sonuçlanmıştı. Dönemin Milli Reasürans Fen Müşaviri Toygun Dağlıer, Sigorta Dünyası’nın 223-224’üncü sayısında yazdığı yazıda, ilk tahminlere göre yangının bir milyar liralık maddi zarara yol açtığını vurguluyor.

500 dükkandan 10’u sigortalı

500 dükkânını içinde barındıran YIBA Çarşısında sigortalı sayısının 10’u ve sigorta bedelinin 10 milyon lirayı aşmadığının saptandığını belirten Dağlıer, “Bu felaket sonucu işsiz ve parasız kalanların belki bir kısmı kendi teşebbüsleriyle bu afetin üstesinden gelecekler, büyük bir kısmıysa eski olanaklarına kavuşamayacaklardır. Bütün bu ailelerin güç durumlara düşmesinden iş sahipleri, sigorta yaptırmamak suretiyle sorumlu olmakla birlikte, sigortayı ve sağlayacağı avantajları bir kampanyayla kamuya aksettirmeyen sigorta şirketlerimiz de bir derece mesuldür” diyerek mecburi yangın sigortası üzerinde duruyor:

“Yasa yapıcılarının yurdumuzda meydana gelen ve ölçüsü gittikçe büyüyen yangın hasarlarının telafisine ve yangınzede ailelerin yoksulluğa düşmesine mâni olmak amacıyla bir takım ciddi önlemler almalarının zamanı kanımızca gelmiştir. İsviçre’nin 22 kantonundan 18’inde ve Batı Almanya’nın bazı federe devletlerinde olduğu gibi Türkiye’de de binaların yangına karşı mecburi olarak sigorta ettirilmesi, hatta daha da ileri giderek dükkân, depo, atölye gibi işyerleri muhteviyatının mecburi sigortaya konu yapılması gerçekleştirilmeli. Sigortacılarımız sigortayı tanıtıcı ciddi bir kampanya yanında ilgili makamlar ve yasa yapıcılarıyla işbirliği yaparak bu sorunu çözücü en yararlı önlem olan “mecburi yangın sigorta yaptırma” yasasının gerçekleştirilmesine çalışmalıdırlar.”

Akatlı’nın orman yangınları ve sigorta değerlendirmesi

Aynı sayıda yine Milli Reasürans’tan Cengiz Akatlı ise orman yangınları üzerinde durarak, özellikle yaz aylarında, yurdun her köşesinden gelen orman yangınları haberlerinin herkesi derin üzüntüye boğduğunu yazıyor ve ekliyor: “Ancak buna karşın, ilgililerin beyanlarından öğrenildiğine göre, yurdumuzdaki orman yangınları sayısı her yıl belirli bir şekilde artmaktadır.”

Bu satırlar 47 yaz sonra, yani bu yaz yaşanan yangınları hatırlatıyor. Çünkü benzen satırlar, çıkan orman yangınları sonrasında Sigorta Dünyası’nın bu yaz yayınlanan sayfalarında da yayınlandı.

Akatlı, mesleği gereği konuyu sigortaya getirerek, şöyle devam ediyor: “Bizim üzerinde duracağımız konu, orman yangınlarının yol açtığı zararların sigorta vasıtasıyla karşılanmasının mümkün olup olmadığıdır. Yangın tarifemizde, Fransız tarifesinden esinlenerek bir pozisyon getirilmiştir. Buna göre, ormanlar ve korular ile meyvelikler ve zeytinliklerin sigortalanması mümkündür. Tabiatıyla burada da özel mülkiyet konusu ağaçlar düşünülmüştür. Tarifemizde, dikili ağaçlar için pozisyon bulunmasına rağmen bu tür sigortaların ülkemizdeki uygulaması yaygın değildir ve hasar halinde anlaşmazlık çıktığına rastlanılmaktadır. Bu bakımdan, dikili ağaçların sigortalanması gerektiğinde, konunun uzmanları yardımıyla değer tespiti yaptırılarak poliçe tanzimi daha isabetli olur kanısındayız.”