Yangınlar sigortanın hayatî önemini gösteriyor: Daha çok sigorta daha az felaket

36’sı çocuk 78 kişinin hayatını kaybettiği Grand Kartal Otel’deki yangın Türkiye’yi yasa boğarken, Sigorta Dünyası’nın ulaştığı tahminlere göre hasar 40 milyon doları aşabilir. Poliçe limitleriyle ilgili net bir açıklama henüz yapılmadı ancak yorumlar, özellikle üçüncü şahıs sorumluluk ve manevi hasar limitlerinin bu hasar karşısında çok düşük kalabileceğine işaret ediyor. Yani, oluşan hasarla sigortalı hasar arasındaki fark ülkemizdeki diğer katastrofik hasarlarda olduğu gibi yine çok fazla olabilir. Vurgulanan bir başka husus ise sigortacının hukuki sorumluluğunun hasarın ödenmesiyle sınırlı olduğu yönünde.

Önleyici sigortacılığın hayatî önemi ise yangın felaketinden sonra bir kez daha gündeme geldi. Sigortacılara verilecek belli yetkilerin sadece yangın değil, birçok farklı felaketin önlenmesinde etkili olacağı düşünülüyor. Çünkü bu tip tesislerin göstermelik değil, doğru sigorta poliçesine sahip olması; çalışan, müşteri ve tesisin güvenliğini arttırıyor.

Türkiye ocak ayını Bolu Kartalkaya’daki Grand Kartal otelinde çıkan yangın sonucunda 78 kişinin hayatını kaybetmesinin yarattığı şokla geçirdi. Yangında can kaybının yüksek olması nedeniyle bir günlük yas ilan edilirken, sorumluluğun kimde olduğu tartışmaları ise bitmek bilmedi.

Sigorta Dünyası dergisi olarak işin sigorta boyutu için bir ön araştırma yaptığımızda, yangının sorumlulukla birlikte yaratacağı toplam hasarın 40 milyon dolar civarında olabileceği tahminlerini aldık. Ancak otele teminat veren Eureko Sigorta’dan bilgi alamadık.

40 milyon dolarlık tahmini aşırı bulanlar olsa da otelin maddi hasarının yanı sıra hayatını kaybedenler ve yaralananlardan kaynaklanan sorumluluk hasarının çok ciddi boyutlardan olacağı konuşuluyor. Her ne kadar poliçe şartları henüz bilinemese de genellikle bu tip poliçelerde 30 milyon liralık sorumluluk limiti olduğu ve bu limitin otel müşterilerinin ölüm ve maluliyetlerinden kaynaklanacak destekten yoksun kalma teminatlarının çok altında kalacağı dergimize gelen bilgiler arasında. Uzmanlar primin yüksek çıkmaması için genelde limitlerin düşük tutulabildiğini de belirtiyor.

Sorumluluk limiti düşük olabilir

Bilindiği üzere okulların yarı yıl tatilinde kayak yapmaya giden ailelerin gelir seviyesi yüksek. Bu nedenle üçüncü şahıs mali sorumluluk hasarının çok yüksek olacağı ve 40 yetişkinin öldüğü, daha fazlasının yaralandığı bir olayda kişi başı 600 bin dolardan 24 milyon dolar gibi bir tutarla karşılaşılabileceği de uzmanların söyledikleri arasında. Eğer duyumlarımızdaki 30 milyon liralık limit doğruysa, sorumluluk sigortası limiti toplam sorumluluk hasarının çok altında kalacak. Ancak görüşüne başvurduğumuz bazı uzmanlar ise söz konusu olayda çocukların da hayatını kaybetmesinden dolayı destekten yoksun kalma tazminatının ortalama 600 bin dolar tutmayacağı, çok daha altında kalacağını vurguladı.

Bu olay koruma açığının çok üstünde

Koruma açığını sorduğumuz bir uzman ise reasürans anlaşmalarında katastrofik olaylarda ölü sayısının 4 ile 10 arasında hesaplandığını söyleyerek, 78 kişinin öldüğü Kartalkaya’daki yangında koruma açığının çok ötesinde bir durumla karşı karşıya olduğumuza dikkat çekti.

Ancak görüş aldığımız kaynaklar, poliçe klozları ve teminat limitleri bilinmediği için sigortalı hasarı şu anda hesaplamanın zor olduğunu söylüyor. Ulaştığımız başka bir bilgi de geçen haftadan bu yan kurumsal yangın sigortalarına talebin arttığı yönünde.

Otel prestijli diye daha kolay sigortalanıyor

Sigorta yapılmadan önce yangın güvenlik önlemleriyle ilgili bilgi alınması gerektiğinin altını çizen bir sigorta şirketi yetkilisi ise şu hususlara değindi: “Önlem sistemleri acaba olması gerektiği gibi miydi? Mutfakta gece gündüz çalışma var ve zaten yangının oradan çıktığı söyleniyor. Önlemlerin çalışıp çalışmadığına dair sigorta yapmadan önce tesis yetkilisinden beyan formu almak gerekir? Ancak şu hususu vurgulamak gerekir: Sigortacı tazminatı öder, hukuken başka bir sorumluluğu yoktur. Otelin prestijinden dolayı bu tip durumlarda sigortalamak daha kolay oluyor. Rekabet de burada etkili oluyor. Sigortacılar olarak ders çıkarılmalı ve sigortalıları her faaliyet kolunda önlemlerin arttırılması için zorlamalıyız.”

Bu yetkiliye göre bina hasarı 30 milyon dolar, kâr kaybı da 3-4 milyon dolar olabilir. Maddi teminat kısmında genelde eksik sigorta oluyor. Poliçe Türk Lirası olarak düzenlendiyse ve bir süredir güncellenmediyse teminat eksik sigortadan ötürü daha da düşük olabilir.

Aynı yetkili, fabrika gibi üretim olmayan otel gibi tesislerde genelde daha az önlem sorulduğunu da sözlerine ekledi.

İlk müdahale 1 saat 15 dakika sonra

T24 haber sitesinin edindiği bilgiye göre, otelin tahliye çıkışları, yangın alarmı ve duman kontrol sistemi yetersiz çıktı. İlk müdahale 1 saat 15 dakika sonra gerçekleşti, yangın 11 saatte söndürüldü. Elde edilen ilk bulgulara göre, yangın restorandaki mutfakta başladı. Bina içinde bulunan yangın merdiveni, yayılan dumanı bir baca görevi görerek üst katlara taşıdı. Ölümlerin çoğu karbonmonoksit zehirlenmesinden kaynaklandı. Ölenlerin arasında camdan atlayarak kurtulmaya çalışanlar da yer aldı.

Muzaffer Aktaş: Ölü sayısı felaketi küresel gündemin merkezine taşıdı

Willis Re’nin Türkiye, Ortadoğu ve Kuzey Afrika Başkanlığından emekli Muzaffer Aktaş, otel yangınıyla ilgili Sigorta Dünyası’na değerlendirmelerde bulundu. 60 yılını sigorta ve reasürans sektörünün içinde geçirmiş bir isim olarak bu tip hasarlara dair büyük deneyimi bulunan Aktaş, otel sigortasının doğa ve insan kaynaklı afetlere karşı kapsamlı bir koruma sağladığını vurguladı. Aktaş, bu tür poliçelerin yalnızca maddi zararları karşılamaktan öte, müşteri ve personel güvenliğini de garanti altına alması gerektiğini belirtti.

Yangının boyutu ve kaybın büyüklüğü dikkat çekici

Yangının uluslararası basında geniş yankı uyandırdığını hatırlatan Aktaş, “Ölü sayısının fazlalığı, bu felaketi küresel gündemin merkezine taşıdı. Öyle ki, asrın en büyük yangınlarından biri olarak anılan ve 30 binden fazla kişinin tahliye edildiği Los Angeles yangınında bile yalnızca 24 kişi hayatını kaybetmişti. Bu karşılaştırma, yaşanan can kaybının ne denli büyük olduğunu açıkça gösteriyor” dedi.

Bu felakette sorumlu çok

Aktaş, yangının bu denli büyük bir trajediye dönüşmesinde birçok tarafın sorumluluğu olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

  • Yetkililer: Bu büyüklükte bir otelin, yüksek bir bölgede inşa edilmesine onay veren kamu otoritelerinin, olası doğa ve insan kaynaklı afetlere karşı yeterli önlemlerin alındığını tespit etmesi gerekirdi.
  • Mimar ve mühendisler: Otelin dış yapısının tamamen ahşap olması, yangının hızla yayılmasına neden oldu. Ayrıca, afet anında can güvenliğini sağlamak için bina içerisinde sürekli aydınlatılan kaçış yollarının bulunması gerekiyordu.
  • Sigorta şirketi: En kapsamlı poliçeyi sunan sigorta şirketi de büyük bir sorumluluk taşıyor. Ahşap bir binaya ve tek çıkış merdiveni olan bir yapıya sigorta teminatı sağlanırken, yangın riskinin detaylı bir şekilde değerlendirilmesi gerekiyordu. Ayrıca, sigorta şirketlerinin övünç kaynağı olan “hasar önleme” işlevi burada tamamen göz ardı edilmiştir. Eğer poliçe düzenlenmeseydi, belki de otelin güvenlik standartları artırılarak böyle bir felaketin önüne geçilebilirdi.
  • Konaklayan misafirler: Tatilciler de güvenli bir konaklama yeri seçme sorumluluğuna sahiptir. Bir otelde konaklamadan önce sağlık ve güvenlik koşullarının uygun olup olmadığının araştırılması büyük önem taşır.

“Sigorta sektörü önleyici rol üstlenmeli”

Aktaş, sigorta sektörünün yalnızca zararları karşılayan bir yapı olmaktan çıkıp, riskleri önleme konusunda daha etkin bir rol üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Yangın gibi felaketlerin, yalnızca maddi kayıplara değil, geri dönülemez insan kayıplarına da yol açtığını belirten Aktaş, sigorta şirketlerinin risk analizi süreçlerinde daha titiz olması gerektiğini söyledi.

Yaşanan bu acı olayın, sigorta sektörü ve kamu otoriteleri için önemli dersler barındırdığına dikkat çeken Aktaş, benzer felaketlerin önüne geçilmesi için tüm paydaşların daha sıkı güvenlik önlemleri alması gerektiğini vurguladı.

Özgür Obalı: Sigortacı poliçe yaptıktan sonra önlemleri kontrol edemez

Öte yandan bir televizyon programına katıla Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Özgür Obalı ise şu açıklamalarda bulundu: “Ölen ya da yararlananlara karşı otelin sorumluluğu var. Oteldeki cihazlar, çalışanlar, müşteriler teminat altındadır. Grand Kartal’daki geniş teminatlı bir poliçe duyduğumuz kadarıyla. Bunlar zorunlu sigortalar değil. İşveren mali mesuliyet sigortası ise zorunlu bir sigorta. Ama bunu kaç işletme yaptırıyor, bilemiyoruz. Aslında bu tip olaylarda sigorta fiyatlamasıyla işletmeleri disipline etmek sigorta sektörünün önemli bir rolü. Ancak sigorta isteğe bağlı olduğu için sigorta şirketinin bir sorumluluğu yok bu tip hasarlarda. Bir yıl boyunca alınması gereken önlemleri sigorta şirketinin kontrolü mümkün değil. Poliçeden önce ekspertiz yapılıyor ama sonrasını bilemiyoruz. Poliçe yaptıktan sonra da işletmenin önlem sorumluluklarını yerine getirmesi gerekir.

Tarihteki En Ölümcül Otel Yangınları*

Grunge.com’dan Jack Hawkins’in 2022’de yaptığı bir derlemeye göre, tarihteki en büyük otel faciası 1971’de Güney Kore’nin başkenti Seul’de yaşanmış. Büyük otel yangınları genellikle ABD’de meydana gelirken, Hindistan, SSCB, Porto Riko, İspanya ve Türkiye en ölümcül otel yangınlarına sahne olan diğer ülkeler. Dikkat çekici bir başka veri ise 1986’dan sonra, Kartalkaya hariç, listedeki hiçbir ülkede bu kadar hayata mâl olan otel yangını gerçekleşmemesi.

1971 Daeyeonggak Hotel, Seul/Güney Kore, 164 ölü

1946 Winecoff Hotel fire, Atlanta/ABD, 119 ölü

1986 Dupont Plaza Hotel, San Juan/Porto Riko, 98 ölü

1980 MGM Grand, New York/ABD, 85 ölü

2025 Grand Hotel, Bolu/Türkiye 78 ölü

1883 Newhall House Hotel, Milwaukee/ABD, 76 ölü

1979 Hotel Corona de Aragon fire, Zaragoza/İspanya, 72 ölü

1946 La Salle Hotel fire, New York/ABD, 61 ölü

1943 Gulf Hotel fire, Houston/ABD, 55 ölü

1977 Hotel Rossiya fire, Moskova/SSCB, 45 ölü

1986 Siddharth Continental fire, Yeni Delhi/Hindistan,38 ölü

1934 Kerns Hotel fire, Michigan/ABD, 34 ölü

1938 Terminal Hotel fire, Atlanta/ABD, 34 ölü

*Sıralama ölü sayısına göre yapılmıştır

İtfaiye gelene kadar neler yapılmalı?

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Rüştü Uçan, itfaiye gelene kadar nasıl davranılması gerektiğini şöyle anlatıyor: “Eğer odanızda yangın başlamamışsa, öncelikle odanın perdelerini sökün ve halıları geriye doğru iterek yangının ilerlemesini engelleyin. Oda kapınızın altını ıslak bir bez veya havluyla kapatarak duman girişini önleyin. Daha sonra pencereye çıkarak yardım işareti verin ve tahliye için bekleyin. Unutmayın, üç metreden daha fazla yükseklikten düşme durumunda ölüm riski artabilir; bu nedenle yüksekten atlamadan önce dikkatli olun ve en son çare olarak değerlendirin. Ayrıca, bu ve benzeri bölgelerde en az iki araçlık bir itfaiye ekibi bulundurulmalı ve oteller bu konuda gerekli tedbirleri almalıdır. Bölgede iki araçlık itfaiye ekibini otel ve ya oteller desteklemelidir.”