Aysun Yıldız’ın kaleminden: “Sigortacılığın geleceği hasar ödemekten çok riskleri önlemekte yatıyor”

Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreter Yardımcısı Aysun Yıldız, GFIA ve Insurance Europe toplantılarından edindiği izlenimleri paylaşarak sigorta sektörünün yalnızca zararları tazmin eden bir yapı olmaktan çıktığını, toplumların dayanıklılığını artıran ve riskleri önlemeye odaklanan stratejik bir aktöre dönüştüğünü vurguladı.

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Genel Sekreter Yardımcısı Aysun Yıldız, geçtiğimiz hafta katıldığı Küresel Sigorta Birlikleri Federasyonu (GFIA) ve Insurance Europe toplantılarında öne çıkan başlıkları değerlendirerek, sigorta sektörünün geleceğinde “dayanıklılık” ve “riskleri önleme” kavramlarının belirleyici olacağını söyledi.

Yıldız, sigortacılığın artık yalnızca gerçekleşen zararları telafi eden bir finansal mekanizma olarak görülmediğini belirterek, sektörün ekonomilerin ve toplumların karşı karşıya olduğu büyük dönüşümlerin yönetiminde kritik bir rol üstlendiğine dikkat çekti.

Demografik değişim, iklim krizi, teknolojik gelişmeler, siber tehditler ve jeopolitik belirsizliklerin aynı anda iş yapış biçimlerini etkilediğini ifade eden Yıldız, bu nedenle sigorta sektörünün dayanıklılık ve önleme alanındaki rolünü daha da güçlendirmesi gerektiği yönünde uluslararası düzeyde güçlü bir görüş birliği bulunduğunu aktardı.

Toplantılarda en sık gündeme gelen konulardan birinin “riskleri önleme” yaklaşımı olduğunu kaydeden Yıldız, iklim değişikliği kapsamında dayanıklı altyapı yatırımlarının artırılması, siber risklerde güvenlik açıklarının olay yaşanmadan azaltılması ve sağlık alanında risklerin krize dönüşmeden yönetilmesinin ön plana çıktığını belirtti.

“Temel mesaj oldukça açıktı; kayıpları önlemek, çoğu zaman zarar gerçekleştikten sonra telafi etmekten daha fazla değer yaratıyor” diyen Yıldız, sigortacılığın da giderek daha fazla bireylerin, işletmelerin ve toplumların risklere hazırlıklı olmasına katkı sağlayan bir yapıya dönüştüğünü ifade etti.

Jeopolitik Riskler ve Yapay Zekâ gündemin merkezinde

Yıldız’a göre toplantıların bir diğer önemli gündem maddesi ise jeopolitik gelişmeler oldu. Ticaret gerilimleri, tedarik zinciri sorunları, bölgesel çatışmalar ve siyasi belirsizliklerin artık sigorta sektörü açısından dışsal faktörler olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Yıldız, bu gelişmelerin enflasyondan yatırım kararlarına, hasar maliyetlerinden sigorta piyasalarının işleyişine kadar geniş bir alanı doğrudan etkilediğini söyledi.

Yapay zekânın da tartışmaların merkezinde yer aldığını ifade eden Yıldız, artık sektörün gündeminde yapay zekânın sigortacılığı etkileyip etkilemeyeceği değil, bu teknolojinin nasıl yönetileceği, karar alma süreçlerinde şeffaflık ve hesap verebilirliğin nasıl sağlanacağı sorularının bulunduğunu kaydetti.

“En çok konuşulan kavram dayanıklılık oldu”

Toplantılarda en sık dile getirilen kavramın “dayanıklılık” olduğunu vurgulayan Yıldız, bunun yalnızca finansal değil, aynı zamanda sosyal, ekonomik ve kurumsal dayanıklılığı da kapsadığını belirtti.

Sigorta sektörünün uzun yıllardır bu alanda değer yarattığını ancak bu katkının her zaman yeterince görünür olmadığını ifade eden Yıldız, “Dünya daha karmaşık ve birbirine bağlı hale geldikçe sigortanın rolü risk transferinin çok ötesine geçiyor. Sigorta; yatırımları mümkün kılıyor, toparlanmayı destekliyor, önlemeyi teşvik ediyor ve toplumların sistemik krizlere dönüşebilecek şokları absorbe etmesine yardımcı oluyor” değerlendirmesinde bulundu.

İklim değişikliği, demografik dönüşüm, teknolojik gelişmeler ve jeopolitik belirsizliklerin önümüzdeki yılların temel belirleyicileri olacağını belirten Yıldız, buna rağmen sektör açısından temkinli bir iyimserlik taşıdığını ifade etti.

Yıldız, sigorta sektörünün önünde yalnızca değişime uyum sağlama değil, aynı zamanda toplumların bu dönüşümlere nasıl uyum sağlayacağını şekillendirme fırsatı bulunduğunu belirterek, önümüzdeki dönemde sektörün en önemli tartışma başlıklarından birinin de bu olacağını sözlerine ekledi.