Sigorta sektöründe çeviklik ve verimliliğin yeni standardı: SFS InsureE Hub

Tüketici davranışları ve regülasyonların hızla değiştiği sigorta sektöründe, SFS InsureE Hub platformu şirketlere kısa sürede ürün geliştirme ve yüksek işlem kapasitesi sunuyor. SFS CSO’su Zafer Emir, “Bugün sigorta şirketleri için fark yaratan unsur, değişime ne kadar hızlı yanıt verebildikleridir. SFS olarak bu çevikliği sağlayan bir altyapı sunuyoruz” diyor.

Sigorta sektöründe rekabetin kuralları yeniden yazılıyor. Artık yalnızca finansal güç değil; değişen pazar koşullarına, müşteri beklentilerine ve regülasyonlara ne kadar hızlı uyum sağlanabildiği de şirketlerin konumunu belirliyor. Tüketici davranışlarının hızla değiştiği ve yasal düzenlemelerin operasyonel süreçleri doğrudan etkilediği bu yeni dönemde, “hız” ve “esneklik” sigorta şirketlerinin en kritik ihtiyaçları arasında yer alıyor.

SFS CSO’su Zafer Emir (Satış, Pazarlama, İş Ortakları ve Müşteri İlişkileri Genel Müdür Yardımcısı), SFS InsureE Hub platformunun sektöre yalnızca bir teknoloji çözümü değil, aynı zamanda stratejik bir çeviklik kazandırdığını belirtiyor. Emir, “Bugün sigorta şirketleri için fark yaratan unsur, değişime ne kadar hızlı yanıt verebildikleridir. SFS olarak biz, bu çevikliği sağlayan bir altyapı sunuyoruz” diyor.

​Kodsuz adaptasyon ve ürün geliştirme hızı

SFS’nin geliştirdiği platform, kaynak kod seviyesinde müdahale gerektirmeyen parametrik ve esnek yapısıyla dikkat çekiyor. Geleneksel sistemlerde aylar sürebilen ürün geliştirme süreçleri, bu yapı sayesinde günler seviyesine iniyor. Örneğin bir Ferdi Kaza ürününün tüm süreçleriyle birlikte bir-iki gün içinde devreye alınabilmesi, şirketlere önemli bir zaman avantajı sağlıyor. “Low-code” yaklaşımı sayesinde şirketler, yazılım ekiplerine bağımlı kalmadan ürün revizyonlarını, tarife değişikliklerini ve kampanya kurgularını hızlıca hayata geçirebiliyor.

Bu esneklik, yalnızca hız değil aynı zamanda maliyet avantajı da yaratıyor. Gün içinde değişen pazar koşullarına göre tarifelerin anlık güncellenebilmesi, sigorta şirketlerine rekabette güçlü bir manevra kabiliyeti kazandırırken, IT maliyetlerinde de ciddi tasarruf sağlıyor.

​Maksimum performans, minimum kaynak

Performans tarafında da dikkat çekici veriler öne çıkıyor. SFS’nin verimlilik odaklı mimarisi sayesinde yüksek işlem hacimleri düşük sistem kaynaklarıyla yönetilebiliyor. Günlük 1 milyon tekliflik bir operasyonun yalnızca 5 uygulama sunucusuyla yürütülebilmesi, platformun ölçeklenebilirliğini ortaya koyuyor. Ortalama 2 saniyede trafik sigortası teklifinin hazırlanabilmesi ise hem acenteler hem de dijital kanallar açısından önemli bir hız avantajı sağlıyor.

Platformun bir diğer önemli özelliği ise farklı veritabanı sistemlerini desteklemesi. MS SQL, Oracle ve PostgreSQL gibi alternatiflere uyum sağlayan yapı, şirketlere altyapı seçiminde esneklik sunuyor.

Hayat dışı poliçelerin %37’si SFS sistemleri üzerinden geçiyor

SFS’nin sektördeki etkisi, pazar verilerine de yansıyor. 2025 yılı itibarıyla Türkiye’de tanzim edilen poliçelerin %37’si SFS sistemleri üzerinden gerçekleştirilirken, toplam prim üretiminin %20’si bu altyapı ile sağlanıyor. Bu veriler, sektörde kesilen her üç poliçeden birinin ve her beş liralık primin bir lirasının SFS platformları üzerinden geçtiğini gösteriyor.

Ayrıca SFS kullanan şirketlerde reasürans devir oranı, hasar/prim dengesi ve çalışan başına teknik kârlılık gibi göstergelerde de olumlu farklılaşmalar gözlemleniyor. Emir, personel giderleri ile prim üretimi oranı açısından bakıldığında ise bu şirketlerin yaklaşık %30 daha yüksek verimlilik seviyesine ulaştığını ifade ediyor.

Zafer Emir, SFS’nin sunduğu yapının sigorta şirketlerine yalnızca bugünün değil geleceğin ihtiyaçlarına da yanıt verdiğini vurgulayarak, “SFS ile çalışan şirketler yalnızca değişime uyum sağlamakla kalmıyor, aynı zamanda değişimi yöneten tarafta yer alıyor. Bu da onları rekabette bir adım öne taşıyor” değerlendirmesinde bulunuyor.

Modern sigortacılığın altın anahtarı

SFS, sigorta sektörüne sadece bir “çekirdek yazılım” sunmuyor; şirketlerin geleceğini inşa edebileceği dinamik bir ekosistem sağlıyor. Yazılım mühendisine bağımlılığı azaltan, kaynak kod değişikliği yapmadan ürün tasarlamaya imkan veren ve düşük donanım maliyetiyle yüksek performans sunan bu yapı, modern sigortacılığın altın anahtarıdır. Regülasyonların ve müşteri beklentilerinin hızla değiştiği bir gelecekte, SFS ile çalışan şirketler sadece değişime uyum sağlamakla kalmayacak, değişimi yöneten tarafta yer alacaktır. Rakiplerine göre daha güçlü olup, sektöre ve sahaya yön veren tarafta olacaklardır.